19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Irak Özel Temsilcisi Sérgio Vieira de Mello ve 21 meslektaşı, 19 Ağustos 2003 tarihinde Bağdat’taki BM Genel Merkezi’ne düzenlenen terör saldırısında hayatlarını kaybetti. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 11 Aralık 2008 tarihinde aldığı kararla 19 Ağustos gününü “Dünya İnsani Yardım Günü” (World Humanitarian Day) ilan etti. Her yıl bu anlamlı günde, zorlu şartlar altında hayat kurtarma mücadelesi veren ve bu görev uğruna yaşamını yitiren tüm insani yardım çalışanları saygıyla anılıyor.

Salih Tatlıcı Vakfı; kurucumuz merhum Salih Tatlıcı’nın insan odaklı hayırseverlik mirası doğrultusunda, bu özel gün vesilesiyle uluslararası alanda anlamlı bir adımı hayata geçirdi. Vakfımız, kurulduğu 1992 yılından bu yana her insanın korunma, bakım görme ve yaşama hakkına sahip olduğu inancıyla hareket eden İtalya’nın en büyük bağımsız yardım kuruluşlarından “INTERSOS”a bağışta bulundu.

“İnsanlık İçin Harekete Geçmeliyiz”

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Dünya İnsani Yardım Günü’nde, dünyanın dört bir yanında milyonlarca ihtiyaç sahibine hayat kurtaran destekleri ulaştıran özverili yardım çalışanlarını şükranla takdir ediyoruz. Ancak ne yazık ki günümüzde başkalarına hizmet etmek ve yaşam hakkını savunmak her zamankinden daha tehlikeli bir hal aldı. İnsani yardım fonlarının kesildiği, yardımlara erişimin engellendiği, konvoyların durdurulduğu ve çaresiz insanların desteksiz bırakıldığı zorlu bir dönemden geçiyoruz.

Açlıkla mücadele eden aileler, umutla yiyecek bekleyen çocuklar ve acil sağlık hizmetine ihtiyaç duyan hastalar için tüm dünya vakit kaybetmeksizin harekete geçmelidir. İnsanlık; savaş kurallarına uymalı, güvenli yardım koridorlarını sağlamalı, ihlallerin sorumlularını hesap vermeye zorlamalı ve gerekli kaynakları temin etmelidir. Salih Tatlıcı Vakfı olarak bizler de bu sorumluluk bilinciyle, küresel ölçekte insanlık adına tarafsızca çalışan INTERSOS kuruluşuna destek olmaktan onur duyuyoruz.” dedi.

INTERSOS Hakkında

İtalya merkezli bağımsız bir uluslararası insani yardım kuruluşu olan INTERSOS; savaş, çatışma, şiddet, aşırı yoksulluk ile doğal ya da insan kaynaklı afet bölgelerinde ön saflarda faaliyet yürütmektedir. 1992 yılından bu yana kriz bölgelerindeki en savunmasız topluluklara ulaşan organizasyon; acil barınma, tıbbi bakım ve temel ihtiyaç maddelerinin dağıtımı gibi hayati alanlara odaklanmaktadır.

ICVA, VOICE ve LINK 2007 üyesi olan INTERSOS, aynı zamanda BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC) nezdinde danışmanlık, Uluslararası Göç Örgütü (IOM) bünyesinde ise gözlemci statüsüne sahiptir. Yerel derneklerin yanı sıra uluslararası kurumlarla güçlü ortaklıklar kuran kuruluş; gıda, su ve sağlık gibi temel insan haklarının güvence altına alınmasını sağlamaktadır.

Acil insani yardımların yanı sıra kalıcı kalkınma süreçlerinin temelini atmayı hedefleyen INTERSOS; toplumda insani değerler, temel haklar ve insan onuru konusunda farkındalık yaratmayı sürdürmektedir. Faaliyetlerini Roma’daki genel merkezinin yanı sıra Amman ve Nairobi’deki bölgesel merkezleri üzerinden yürüten kuruluş, tüm operasyonlarında yüksek şeffaflık ve verimlilik ilkesiyle hareket etmektedir.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Can Dostlarımız İçin Sınırları Aşan Bir Dayanışmaya Destek Olduk

Salih Tatlıcı Vakfı; kurucumuz merhum Salih Tatlıcı’nın insanı, doğayı ve tüm canlıları kucaklayan hayırseverlik mirası doğrultusunda, toplumsal sorumluluk projelerini uluslararası boyuta taşımayı sürdürüyor. Vakfımız bu kapsamda, hayvan haklarının korunması ve yaşam standartlarının iyileştirilmesi amacıyla Avrupa genelinde kapsamlı çalışmalar yürüten “Eurogroup for Animals” organizasyonuna anlamlı bir bağışta bulundu.

“Yaşamın Her Haline Saygı, Ortak Geleceğimize Yatırımdır”

Gerçekleştirilen bağış vesilesiyle değerlendirmelerde bulunan Salih Tatlıcı Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı, şu ifadeleri kullandı:

“Daha yaşanabilir bir dünya inşa etmek; yalnızca insanlar için değil, sesi olamadığımız tüm canlılar adına da sorumluluk üstlenmeyi gerektirir. Bu anlayış doğrultusunda, hayvanların korunmasına yönelik yasal mevzuatların geliştirilmesini, refah standartlarının yükseltilmesini ve toplumsal farkındalığın artırılmasını amaçlayan çalışmalara destek vermeyi görev kabul ediyoruz.

Vakfımız, toplumsal sorumluluğu yalnızca insan odaklı değil, tüm canlıların yaşam hakkını gözeten evrensel bir ilke olarak benimsemektedir. Avrupa’nın hayvan refahı alanındaki en saygın sivil toplum ağlarından biri olan ‘Eurogroup for Animals’ kuruluşuna katkı sağlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Salih Tatlıcı Vakfı olarak bundan sonra da insanlığa, çevreye ve tüm canlıların ortak yaşamına değer katan ulusal ve uluslararası projeleri desteklemeye; merhamet, toplumsal dayanışma ve sorumluluk bilinciyle çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi.

Eurogroup for Animals Hakkında

Eurogroup for Animals, Belçika mevzuatına göre kayıtlı, kâr amacı gütmeyen uluslararası bir kuruluştur. Avrupa Birliği düzeyinde hayvan refahı politikalarının geliştirilmesi, savunuculuk faaliyetlerinin yürütülmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması adına öncü çalışmalar yapmaktadır.

Avrupa genelinde güçlü bir sivil toplum ağı oluşturan kuruluş; karar vericileri olumlu yönde teşvik etmekte, AB çapında koordineli kampanyalar ve savunuculuk faaliyetleri yürütmektedir. Eurogroup for Animals’ın temel amacı; hayvanların hissettikleri ve algıları olan duyarlı canlılar olarak hak ettikleri değeri ve saygıyı gördüğü bir toplum inşa etmektir. Kuruluş bu doğrultuda, mevzuatların iyileştirilmesi, en yüksek refah standartlarının uygulanması ve kalıcı toplumsal değişimlerin sağlanması için hayvan hakları odağında kararlılıkla çalışmaktadır.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

İnsanlığın Sessiz Kahramanlarına: Babalar Günü Kutlu Olsun

Babalar Günü; yalnızca çocuklarına emek veren babaları değil, yol gösteren, sorumluluk üstlenen, koruyan, eğiten ve geleceğe umut taşıyan tüm yüce gönüllü insanları hatırlama günüdür. Dünyanın neresinde olursa olsun ailesi, toplumu ve insanlık için fedakârca çalışan, değerleriyle evlatlarına rehberlik eden tüm babaların Babalar Günü’nü en içten dileklerimizle kutluyoruz.

Sevginin, merhametin, adaletin ve toplumsal dayanışmanın kuşaktan kuşağa aktarılmasında büyük pay sahibi olan babalar; daha güçlü, daha huzurlu ve daha yaşanabilir bir dünyanın sessiz mimarlarıdır. Bu anlamlı günde, aramızdan ayrılan tüm babaları ve kurucumuz merhum Salih Tatlıcı’yı rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; hayatta olan tüm babalara sağlık, huzur ve esenlikler diliyoruz.

Geleceğe Sağlıklı Nesiller Yetiştirmek İçin Uluslararası Bir Adım

Salih Tatlıcı Vakfı, aile yapısının güçlendirilmesi ve çocukların gelişim süreçlerinin desteklenmesi amacıyla bu yılki Babalar Günü vesilesiyle uluslararası alanda anlamlı bir projeye katkı sağladı. Vakfımız; olumlu babalık davranışlarını teşvik eden, babaların bebeklikten ergenlik dönemine kadar çocuklarıyla nitelikli ve güçlü bağlar kurmasını amaçlayan Avustralya merkezli “The Fathering Project” isimli sivil toplum kuruluşuna bağışta bulundu. Gerçekleştirilen bu anlamlı destekten dolayı ilgili kuruluş tarafından Vakfımıza bir teşekkür belgesi takdim edildi.

2026 Babalar Günü’nün, insanlığın evrensel değerlerini pekiştirmesini, aile bağlarını kuvvetlendirmesini; dünyaya daha fazla sevgi, hoşgörü ve barış getirmesini temenni ediyoruz.

Salih Tatlıcı Vakfı

Kanada’da Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadın Hakları Mücadelesine Destek Olduk

Vakfımız; Kanada genelinde toplumsal cinsiyet eşitliği, kadınların ekonomik bağımsızlığı ve kız çocuklarının liderlik becerilerinin geliştirilmesi yönünde öncü çalışmalar yürüten “Canadian Women’s Foundation” (Kanada Kadın Vakfı) adlı sivil toplum kuruluşuna bağışta bulundu. Bağışla ilgili olarak, kuruluşun Başkanı ve CEO’su Mitzie Hunter tarafından Vakfımıza anlamlı bir teşekkür mektubu takdim edildi.

“Kadınların ve Kız Çocuklarının Güçlenmesi, Güçlü Bir Toplumun Temelidir”

Bağış vesilesiyle bir açıklama yapan Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı: “Salih Tatlıcı Vakfı olarak, kurulduğumuz günden bu yana adaleti, eşitliği ve insan onurunu korumayı temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Kadınların hayatın her alanında eşit fırsatlara sahip olması, şiddetten uzak, güvenli bir yaşam sürmesi ve kendi geleceklerini inşa edebilecek özgüvene kavuşması sadece bir adalet meselesi değil, aynı zamanda refah dolu bir toplumun da temel şartıdır. Canadian Women’s Foundation, Kanada genelinde dezavantajlı kadınların ve kız çocuklarının hayatlarına dokunarak onları yoksulluktan ve şiddet sarmalından kurtarmak, toplumsal hayatta hak ettikleri liderlik rollerine taşımak için olağanüstü bir gayret göstermektedir. Vakıf olarak bu onurlu mücadeleye destek vermeyi ve küresel dayanışmanın bir parçası olmayı insani bir görev bildik.” dedi.

Canadian Women’s Foundation Hakkında

Canadian Women’s Foundation, Kanada’da toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak, kadına yönelik şiddete son vermek, kadın yoksulluğunu kalıcı olarak çözmek ve kız çocuklarını geleceğin liderleri olarak yetiştirmek amacıyla faaliyet gösteren, ülkenin en saygın ve köklü ulusal vakıflarından biridir. Kuruluş; sivil toplum programları, sistematik savunuculuk faaliyetleri ve stratejik bağış ortaklıkları kanalıyla, binlerce kadın ve kız çocuğunun güvenli, ekonomik açıdan bağımsız ve sürdürülebilir bir yaşama kavuşması için kararlılıkla çalışmaya devam etmektedir.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Su Hayattır, Onurdur, İnsan Hakkıdır

1993 yılından bu yana her yıl 22 Mart’ta kutlanan Dünya Su Günü, tatlı su kaynaklarının hayati önemine odaklanan bir Birleşmiş Milletler etkinliğidir. Dünya Su Günü, suyun yaşamımızdaki değerini vurgularken, güvenli suya erişimi bulunmayan 2,1 milyar insan için farkındalık oluşturmayı ve küresel su krizine karşı somut adımlar atmayı amaçlamaktadır.

Salih Tatlıcı Vakfı olarak, temel bir insan hakkı olan temiz suya erişim konusundaki hassasiyetimizle; içme suyunun yetersiz veya kirli olduğu bölgelerde su ve sanitasyon, doğa koruma ve sürdürülebilir gelir yaratma alanlarında kendilerine yardımcı olmalarına destek vermek için çalışmalar yapan, kâr amacı gütmeyen, siyasi ve mezhepsel aidiyeti bulunmayan, bürokrasi dışı bir anlayışla çalışan “Wasserstiftung – Water Foundation” (Su Vakfı)’na bağışta bulunduk. “Su Vakfı” gerçekleştirilen bu anlamlı katkı vesilesiyle Vakfımıza bir teşekkür belgesi takdim etmiştir.

Su, yaşayan her varlık için hayati öneme sahiptir.

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Su kıtlığının yaşandığı bölgelerde eşitsizlikler derinleşmekte ve halihazırda savunmasız durumda olanlar topluluklar daha da geriye itilmektedir. Bu noktada cinsiyet eşitsizliği de hayatın her alanına sirayet ediyor: Kimileri sadece bir musluğu açarak suya ulaşabilirken, kimileri temiz su bulabilmek için her gün kilometrelerce yürümek zorunda kalıyor. Kiminin suyu güvenli ve temizken, kimininki hastalık barındıran kirli kaynaklardan oluşuyor. Nehirlerin, yeraltı kaynaklarının ve su altyapısının yönetimiyle ilgili kararlarda kiminin sesi dünyayı şekillendirirken, kiminin sesi maalesef susturuluyor ve görmezden geliniyor.  Suyu toplumsal eşitliğin bir parçası haline getirmenin önemine vurgu yapan Uğur Tatlıcı, sözlerini şöyle sürdürdü: Suyun cinsiyet eşitliği için bir itici güç haline getirmek ve bu hayati kaynağın faydalarının dünyanın her köşesindeki toplululuklara ulaştırılmasını sağlamak tüm devletlerin başlıca görevi olmalıdır. Unutulmamalıdır ki, suyun aktığı yerde eşitlik büyür. Suya yapılan her yatırım, onura, adalete, halk sağlığı ve sürdürülebilir kalkınmaya yapılmış bir yatırımdır. Her yıl 22 Mart’da kutlanan Dünya Su Günü vesilesiyle; temiz suyun kıt olduğu coğrafyalarda güvenli suya erişim sağlamak adına  çeyrek asırdır aralıksız faaliyet gösteren “Wasserstiftung – Water Foundation” (Su Vakfı)’na bağışta bulunduk.” dedi.

Wasserstiftung – Water Foundation

Wasserstiftung – Water Foundation (Su Vakfı); 2000 yılında Ernst Frost ve Henner Lang (1944–2021) tarafından kurulmuştur. BM verilerine göre, dünya genelinde yaklaşık 2,2 milyar insan düzenli olarak temiz suya erişemezken. 785 milyon insan temel içme suyundan bile mahrumdur. 3,6 milyar insanın sağlıklı sanitasyon (hijyen) olanaklarına erişimi bulunmamaktadır. Yaklaşık 4 milyar insan, yılda en az bir ay boyunca şiddetli su kıtlığından etkilenen bölgelerde yaşam mücadelesi vermektedir. Birçok ülkede su kıtlığı tarımsal sulamayı, gıda güvenliğini ve toplum sağlığını doğrudan tehdit eden çok boyutlu bir meseledir. Kirlenmiş içme suyu, nüfusun sağlığı üzerinde geniş kapsamlı bir etkiye sahiptir. Ayrıca, her yıl dünya genelinde korunan ve yeniden ağaçlandırılan alanlardan daha fazla hektar orman yok ediliyor. Ormanlar, kuraklığı önleyerek ve toprak verimliliğine katkıda bulunarak ekosistemler ve iklim koruması için önemli bir işleve sahiptir. Dünyanın daha yoksul bölgelerindeki insanlar veya aileler, özellikle kırsal alanlarda, su krizinden en ağır şekilde etkileniyor.

Bu bağlamda, Su Vakfı uzun süre, özellikle Etiyopya ve Eritre’de aktif olarak çalışmalar yürütmüştür. 2018 yılı itibarıyla faaliyet alanını genişleterek Tanzanya, Peru ve Bolivya ‘yı da odak ülkeleri arasına dahil etmiştir. Vakıf, temiz suyun kıt olduğu coğrafyalarda yürüttüğü projelerle yaşamın devamlılığına katkı sağlamaktadır. Vakfın temel amacı; 2010 yılından bu yana dünya genelinde bir  “insan hakkı” olarak tanınan temiz suya ve sanitasyona erişimi, imaknaların yetersiz olduğu yoksul bölgelerde de hayata geçirmektir: Vakıf, çalışmalarını yalnızca su temini ile sınırlı tutmayıp, bu süresi biyoçeşitliliğin ve karasal ekosistemlerin korunmasıyla entegre etmektedir. Vakıf; sürdürülebilir, ekolojik ve sosyo-ekonomik bir kalkınma modelini benimseyerek geleceği güvence altına almakta ve doğal kaynakları korumaktadır.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Sensiz Geçen 17 Yıl, Dinmeyen Bir Özlem

Sevgili eşim, kıymetli babam, yol göstericimiz, hayatımızın en kıymetli çınarı merhum Salih Tatlıcı’yı  aramızdan ayrılışının 17. yılında sevgi, özlem ve dualarla anıyoruz.

Yokluğunun üzerinden yıllar geçse de, sesin kulağımızda, öğütlerin kalbimizde,
gülüşün hatıralarımızda yaşamaya devam ediyor.

Bize bıraktığın dürüstlük, merhamet ve sevgi mirası hayat yolculuğumuzda en büyük rehberimiz oldu. Sensiz geçen her gün, özlemin biraz daha büyüyor içimizde.

Adını yaşatmak için kurduğumuz “Salih Tatlıcı Vakfı” senin iyiliğinin ve insanlığa olan inancının bir nişanesi olarak hizmet etmeyi sürdürüyor.
Senin hayata dokunuşun, şimdi daha çok kalbe ulaşıyor.

Ayrıca; her zaman eğitime verdiği önemin bilinciyle Vakıf olarak başlattığımız burs programına; bu yıl da yine  ülkemizin köklü eğitim kurumlarından olan asırlık Darüşşafaka Cemiyeti ile işbirliği yaparak çok sayıda üniversite öğrencisine burs vermeye, gençlerin eğitim yolculuğuna umut olmaya devam etmenin sevincini ve gururunu yaşıyoruz.

Senin iyiliğin, şimdi nice gencin hayaline dokunuyor; senin açtığın gönül kapısı, geleceklere ışık olmaya devam ediyor.

Dualarımızda, kalbimizde ve yapılan her iyilikte sen varsın.

Hasretle, rahmetle ve sonsuz minnetle…

Mekânın cennet, ruhun şad olsun.

 

Nurten & Uğur Tatlıcı

“Uluslararası Barış İçinde Birlikte Yaşama Günü” Kutlu Olsun

Vakfımız; her yıl 28 Ocak’da dünyada kutlanan “Uluslararası Barış İçinde Birlikte Yaşama Günü” dolayısıyla;diyaloğun anlaşmazlığa üstün geldiği, saygının nefrete galip geldiği ve birliğin bölünmeyi aştığı bir dünya inşa etme kararlılığını sürdüren, farklılıklara rağmen sorunları birlikte çözmek için var gücüyle çalışan, bütün dünyada herkesin haklarını korumak ve geliştirmek için çalışmalar yapan Birleşmiş Milletler’in İnsan Hakları Ofisi’ne bağışta bulundu. Bağışla ilgili olarak Birleşmiş Milletler tarafından Vakfımıza teşekkür belgesi takdim edildi.

Dünyada Barış Anlayışla Sağlanabilir

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Barış, savaşın yokluğundan daha fazlasıdır; cinsiyet, ırk, dil, din veya kültür farklılıklarımız arasında birlikte yaşayabilme ve bu birlikteliği mümkün kılan adalet ve insan haklarını koruyabilme yeteneğidir. Bu, sürekli bir süreç ve uzun vadeli bir hedeftir ve herkesin sürekli özen, uyanıklık ve aktif katılımını gerektirir. Küresel istikrarsızlık ve çatışmaların artmasıyla birlikte, Uluslararası Barış İçinde Bir Arada Yaşama Günü, çeşitli kültürler, değerler, yaşam biçimleri ve inançlar konusunda farkındalık yaratmak ve hoşgörüyü teşvik etmede eğitimin rolünü vurgulamak için bir platform görevi görmektedir. Biz de bu vesileyle Vakıf olarak; Birleşmiş Milletler’in İnsan Hakları Ofisi’ne bağışta bulunduk.” dedi.

United Nations-Birleşmiş Milletler

Birleşmiş Milletler, 1945 yılında kurulmuş uluslararası bir kuruluştur. Şu anda 193 Üye Devletten oluşan BM ve çalışmaları, kuruluş Şartında yer alan amaç ve ilkelere göre yönlendirilmektedir.BM, hızla değişen dünyaya ayak uydurabilmek için yıllar içinde gelişti. Ancak bir şey aynı kaldı: Dünya üzerindeki tüm ulusların bir araya gelebileceği, ortak sorunları tartışabileceği ve tüm insanlığa fayda sağlayacak ortak çözümler bulabileceği tek yer olmaya devam etmektedir.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Endüstriyel Çiftçilikle Mücadele İçin Bağışta Bulunduk

Tüm dünyada; endüstriyel çiftliklerde insanların günlük gıda tüketimlerini artırmak amacı ile, mümkün olan en küçük alanları kullanarak, en düşük maliyet ile, en kısa sürede ve en hızlı bir şekilde ve mümkün olan en çok miktarda et, süt ve bitki üretimi yapılmaktadır. Buralar genelde çok küçük alanlara yüzlerce, binlerce hatta yüzbinlerce hayvanın sıkıştırıldığı çiftçilik uygulamalarıdır. Bu çiftlikler yalnızca halkın sağlığı ile oynamakta, fakat küçük çiftçiler, üreticiler ve besicileri de izledikleri ekonomik politikalar sonucu ortadan kaldırma noktasına getirmiştir. Bu yüzden, bu tehlikeyi önceden gören ülkeler, ya endüstriyel çiftliklere izin vermemekte, veya sayılarını kontrol etmekte ve küçük üretici ve besicileri desteklemektedirler. Vakıf olarak; endüstriyel hayvancılığın en kötü uygulamalarına son verilmesi için çalışmalar yapan “Sinergia Animal” unvanlı hayvan koruma örgütüne bağışta bulunduk. Bağışla ilgili olarak adıgeçen kuruluşdan teşekkür mektubu aldık.

Hayvanlar, İnsanların Onlara Verebileceği Acı, Izdırap Ve Stresten Uzak Bir Yaşam Sürmelidir.

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Endüstriyel olarak yetiştirilen hayvanların kaderi, çağımızın en acil etik sorularından biridir. Herbiri karmaşık algı ve duyulara sahip on milyarlarca duyarlı varlık, üretim hattının üzerinde yaşıyor ve ölüyor. İnsan gücü büyümeye devam ediyor, diğer hayvanlara zarar verme ya da yarar sağlama yeteneğimiz de onunla birlikte büyüyor. Yeryüzünde yaşam dört milyar yıldır, doğal seleksiyon tarafından yönetiliyordu. Şimdi gitgide insanın zeka tasarımıyla yönetiliyor. Biyoteknoloji, nanoteknoloji ve yapay zeka yaşayan varlıkları radikal yeni biçimlerde yeniden şekillendirmelerini sağlayacağı için sadece homo sapiens’in değil, tüm duyarlı varlıkların refahını da hesaba katmalıyız.” dedi.

Sinergia Animal

Sinergia Animal, uluslararası bir hayvan koruma örgütüdür ve endüstriyel hayvancılığın en kötü uygulamalarına son verilmesini istemektedir. Ekip bu alanda geniş deneyime sahiptir ve hayvanlar için büyük zaferler kazanmıştır. Güneydoğu Asya ve Latin Amerika ülkelerinde, gıda endüstrisi tarafından sömürülen hayvanların acılarını azaltmak ve daha şefkatli ve sağlıklı beslenmeyi teşvik ederek hayvansal protein tüketimini azaltmak için çalışmaktadır. 2018 yılında, bir yıldan biraz fazla bir çalışma süresiyle, Sinergia Animal, ünlü Hayvan Koruma Kuruluşları Değerlendirme Kurumu (ACE) tarafından dünyanın en etkili hayvan koruma STK’larından biri olarak tanınmıştır. 2019’dan 2021’e kadar bu tanınmayı her yıl korumuştur. Ve 2022’de beşinci kez bu tanınmayı elde etmiştir. Sinergia Animal’ın aldığı StandOut sınıflandırması, çalışmalarının ve kampanyalarnıın gıda endüstrisindeki birçok hayvana yardımcı olma potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

“Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” Kutlu Olsun

Vakıf olarak bu anlamlı gün vesilesiyle; kadınların ekonomik fırsatlarını arttırmak, pratik beceriler ve iş fırsatları için nakit sağlamak, kadınların karar alma mekanizmalarında yer almasını ve toplumlarında lider olma fırsatına sahip olmasını sağlamak, toplumsal cinsiyet eşitliğine sahip bir dünya yaratmak, kadınlara yönelik şiddeti sona erdirmek için çalışmalar yapan Viyana merkezli WAVE (Women Against Violence Europe – Avrupa Şiddete Karşı Kadınlar)organizasyonuna bağışta bulunduk. Bağışla ilgili olarak Vakfımıza teşekkür belgesi sunuldu.

Hep Birlikte, Her Kadının Ve Her Kızın Gelişebileceği, Korkudan Uzak Bir Dünya İnşa Edebiliriz.

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet küresel bir beladır. Dijital çağımızda ise teknolojinin erişimi ve hızıyla daha da yaygınlaşmaktadır. Kadın düşmanı içerikler marjinallikten ana akıma taşınıyor. Dijital dünyada başlayan şiddet; takip, istismar ve hatta kadın cinayeti şeklinde fiziksel dünyada da hızla yayılıyor. Bu krizi sona erdirmek için toplumların harekete geçmesi gerekiyor. Teknoloji şirketleri, platformlarının güvenli ve hesap verebilir olmasını sağlamalıdır. Dijital alanların, kadınların ve kız çocuklarının güvensiz olduğu bir yer olmasına izin verilmemeli. Bir kadını güçlendirdiğinizde, tüm topluluklar bundan faydalanır. Vakıf olarak; toplumun yapısını güçlendiren ve temel taşlarını oluşturan, şekillendiren, huzurlu, mutlu ve sağlıklı aile birliğinin en önemli unsuru olan, sevgileri, emekleri, ve daima özverili davranışları ile tüm insanlığın umudu olan ülkemizdeki ve dünyadaki tüm kadınlarıa sağlıklı,  mutlu ve huzurlu bir yaşam temennisiyle,  sevgi ve saygılarımızı sunarız.” dedi.

WAVE (Women Against Violence Europe)

WAVE, Avrupa Şiddete Karşı Kadınlar (Women Against Violence Europe) anlamına gelir ve kadına yönelik şiddetle mücadele alanında faaliyet gösteren, kâr amacı gütmeyen, hükümet dışı bir ağ kuruluşudur. Daha doğrusu, WAVE, 46 Avrupa ülkesinde 180’den fazla üyesiyle 1.600’den fazla kadın örgütünü temsil eden Avrupa’nın en büyük Kadın Uzmanlık Hizmetleri (WSS) ağıdır. 1994 yılında kurulduğu günden bu yana WAVE, genel olarak kadınların ve çocukların insan haklarını desteklemek ve güçlendirmek, özel olarak da kadınlara ve çocuklara yönelik şiddeti önlemek için çalışmaktadır.

WAVE Ağı, çalışmalarını yalnızca kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetin önlenmesi ve bununla mücadele etmeye adayan tek ağdır. WAVE’in merkez ofisi Avusturya, Viyana’da bulunmakta olup, ağın operasyonlarını, savunuculuğunu, araştırmalarını ve kapasite geliştirme faaliyetlerini koordine etmekte ve üyeler ile dış ortaklar arasındaki iş birliğini desteklemektedir. WAVE’in misyonu, özellikle kadınlara yönelik özel destek ve önleme hizmetleri, uzmanlar ve şiddet mağdurlarından oluşan bir Avrupa ağını güçlendirerek ve sürdürerek, tüm kadınların ve çocuklarının şiddetten uzak bir yaşam sürmelerini sağlamak; kesişimsel feminist bir yaklaşımla, kadınlara ve çocuklarına yönelik erkek şiddetini önlemek, mücadele etmek, ele almak ve nihayetinde sona erdirmek için uzmanlık ve deneyim paylaşımında bulunmaktır.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

İnsan Haklarını Korumak İçin Sivil Toplumu Destekliyoruz

Vakfımız; demokrasileri otoritelere karşı korumak içim çalışan, temel özgürlükleri korumak için Avrupa Birliği’ne hükümetler ve teknoloji şirketleri üzerindeki gücünü ve etkisini kullanması yönünde baskı yapan, şirketlerin ve hükümetlerin insanları izlemek ve yönlendirmek yerine, teknolojileri hayatlarımızı iyileştirmek için kullanmalarını sağlamaları için çalışmalar yapan Berlin’de kayıtlı uluslararası insan hakları sivil toplum kuruluşu olan The Civil Liberties Union for Europe (Avrupa Sivil Özgürlükler Birliği)’ne bağışta bulundu. Bağışla ilgili olarak  adıgeçen birlik tarafından Vakfımıza teşekkür belgesi takdim edildi.

İnsan hakları, yaşamak istediğimiz hayatları ve içinde yaşamak istediğimiz toplulukları inşa etmemiz için bize araçlar sağlar.

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Dünyamızda barışı sağlamak, yoksulluk ve açlıkla mücadele etmek, insan haklarını geliştirmek ve daha sürdürülebilir bir dünya inşa etmek için tüm uluslar birlikte çalışmalıdır. Geleceğe baktığımızda, baş döndürücü ölçekte zorluklarla karşı karşıyayız: artan çatışmalar, iklim kaosu, kontrolden çıkan teknolojiler ve insanlığa yönelik tehditler. Şimdi dünya; her zamankinden daha fazla, hiçbir ulusun tek başına çözemeyeceği sorunları çözmeye kendini adamalı. Biz de Vakıf olarak; insan hakları savunucularının hareket özgürlüğü ve hakların evrenselliğinin savunulması için faaliyet gösteren The Civil Liberties Union for Europe (Avrupa Sivil Özgürlükler Birliği)’ne bağışta bulunduk.” dedi.

The Civil Liberties Union for Europe

The Civil Liberties Union for Europe (Avrupa Sivil Özgürlükler Birliği); Avrupa Birliği’ndeki herkesin insan haklarını koruyan bir gözlemci kuruluştur. Brüksel’deki ve 20 AB ülkesindeki üye ağı ile yakın çalışmaktadır. Bağımsız olarak sunulsalar bile, devlet kurumlarından, ajanslarından veya bunların sahip olduğu veya kontrol ettiği diğer kuruluşlardan fon kabul etmemektedir. AB’deki herkesin temel hak ve özgürlüklerinden yararlanabilmesi ve bunları kullanabilmesi için faaliyet göstermektedir.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.