Araştırmacı Gazetecileri Koruma Çabalarını Destekliyor ve Daphne Caruana Galizia’ı Kadınlar Günü’nde Selamlıyoruz

Vakfımız, bu yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, yalnızca Malta’da değil, dünya çapında basın özgürlüğünün, cesur araştırmacı gazeteciliğin ve gerçeği savunmanın sembolü kadın gazeteci Daphne Caruana Galizia’ya ithaf etmiştir.

Bu itibarla Vakfımız; araştırmacı gazetecilere yönelik siyasi ve ticari tacizcilere, iftira yasalarını bu amaçla kötüye kullananlar da dahil olmak üzere, belirli mali veya diğer yaptırımların getirilmesini savunan, sahip oldukları veya kontrol ettikleri medyayı bağımsız gazetecileri hedef almak için kullanan güçlere yaptırımlar uygulanması için çalışmalar yapan, Malta’nın ilk kadın köşe yazarı, gazetelerde köşe yazarlarının neredeyse hiç duyulmadığı ve makalelerin ya yazar imzası taşımadığı ya da takma adla yayınlandığı bir dönemde kendi adıyla yazı yayınlayan, 30 yıllık gazetecilik kariyeri boyunca, kendisine yönelik giderek artan şiddet içeren saldırıların sonunda suikaste uğrayarak hayatını kaybeden basın emekçisi,  Daphne Caruana Galizia  adına kurulmuş olan “Daphne Caruana Galizia Foundation” vakfına bağışta bulundu.

Basın, demokratik toplumların vazgeçilmez bir unsuru olup haber alma ve yayma özgürlüğünün en etkin aracıdır. Ne yazık ki, gazeteciliği gerçekleri aydınlatmak yerine manipülasyon, dezenformasyon ve bireyleri karalamak için bir araç olarak kullanan güçler de mevcuttur. Şeffaflığa, hesap verilebilirliğe ve doğruluk ilkesine zarar veren bu tür yanlı ve subjektif yaklaşımlar gazeteciliği ve toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkını da tehdit etmektedir.

Bu baskılar karşısında, özellikle kadın gazeteciler, cesaretleri ve hakikat uğruna verdikleri mücadele nedeniyle daha büyük risklerle karşı karşıya kalmaktadır. Günümüzde birçok ülkedeki bağımsız gazeteci sırf gerçeği dile getirdikleri için hukuki taciz, hapis ve hatta suikast ile susturulmaya çalışılmaktadır. Bu 8 Mart’ta, gerçeğin peşinde koşarken hayatlarını riske atan tüm kadın gazetecileri ve tüm kadınlarımızı selamlıyor, gazetecilik uğruna yaşamını yitiren Daphne Caruana Galizia’nın mirasına sahip çıkıyoruz.

Bağış nedeniyle vakıf tarafından tarafımıza teşekkür belgesi sunulmuştur.

Basın demokratik hayatımızın vazgeçilmez bir unsuru, haber alma ve yayma özgürlüğünün en etkili aracıdır.

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Bireylerin haklarına ve ses çeşitliliğine ve toplumsal cinsiyet eşitliğine saygı duyan sürdürülebilir bir geleceği sağlamak ve güvence altına almak için basının, gazeteciliğin, bilgiye erişimin ve bilginin yayılmasının oynadığı önemli rol yadsınamaz. Ülkemizde ve tüm Dünya’da basın; bireyin ve toplumun ihtiyaç duyduğu her konuda, haber alma, araştırma, bilgilendirme, aydınlatma ve insan hakları ile temel hak ve özgürlüklerin gelişmesine katkıda bulunarak görevini sürdürmektedir. Basın mensupları büyük bir sorumluluk üstlenerek, gece gündüz demeden ve mesai mefhumu gözetmeksizin, kamuoyunu bilinçlendirmeye gayret etmektedirler. Bu zorlu mesailerini büyük bir özveriyle sürdüren, etik değerlere bağlı tüm basın mensuplarını gösterdikleri çaba için kutluyoruz. Biz de Vakıf olarak; yaşadığı topluma doğru ve objektif haber yayınlamak uğruna hayatını kaybeden Daphne Caruana Galizia  adına kurulmuş olan “Daphne Caruana Galizia Foundation” vakfına bağışta bulunduk. dedi.

Daphne Caruana Galizia’nın Biyografisi

1964 – 2017

Daphne Caruana Galizia, 26 Ağustos 1964’te Malta’nın sahil kasabası Sliema’da doğdu.

1988’de Malta’nın Sunday Times gazetesi için bir köşe yazısı yazmaya başladı. Köşesi, zamanına göre sıra dışıydı; en karanlık gölgelerde ışık tutan ve Malta medyasına çok ihtiyaç duyulan hiciv ve mizah notası getiren yorum, görüş, haber ve analizin bir karışımıydı.

Daha sonra The Malta Independent’ın hem yardımcı editörü hem de köşe yazarı olarak kurulmasına yardımcı oldu. Arkeolojide yol gösterici bir ilke olan “Kanıt yokluğu, yokluğun kanıtı değildir”, gazeteciliğine uyguladığı bir düsturdu. İzlenecek hiçbir kanıt izi yokmuş gibi görünse bile bir haberi göz ardı etmezdi.

Daphne, 2004’te o zamana kadar haftada iki kez yazdığı köşe yazısının yanı sıra, yemek, tasarım, iç mekanlar, sanat ve kültürden iş dünyasına ve bir şeyleri gerçekleştiren insanlara kadar uzanan ilgi alanlarını yansıtan dergiler yayınlamaya başladı. En popüler dergisi olan Taste&Flair, mirasının bir parçasıdır ve hala The Daphne Caruana Galizia Foundation tarafından yayınlanmaktadır. Malta genel seçimlere doğru giderken Mart 2008’de spontan olarak bloguna başladı ve hemen ilk yazısı olan “Yolsuzluğa Sıfır Tolerans”ı yayınladı. Blog, önemli haberlerinin çoğunu paylaştığı ve günlük ortalama 400.000 ve bazen bir milyona kadar ulaşan bir okuyucu kitlesine ulaştığı yerdir. Son yazısını 16 Ekim 2017’de saat 14.35’te yayınladı.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Merhum Salih Tatlıcı’yı 16. Ölüm Yıldönümünde Özlemle Anıyoruz

Sevgili eşim, kıymetli babamı sonsuzluğa gidişinin 16. yılında sonsuz sevgiyle, hasretle anıyoruz. Tüm güzel anılarımızla hep yanımızdasın, içimizdesin, zihnimizdesin…

Adını yaşatmak için kurduğumuz, üçüncü faaliyet yılına başlayan  “Salih Tatlıcı Vakfı”  olarak, başta insanlar olmak üzere dünyadaki tüm canlıların sağlıklı, güvenli daha iyi bir hayat yaşaması ve doğayı da koruma altına almak için çeşitli alanlarda çalışmalar yapan yurtiçinde ve yurtdışında kurulu dernek ve vakıflara destek olmaya devam ediyoruz.

Ayrıca; her zaman eğitime verdiği önemin bilinciyle Vakıf olarak geçen yıl başlattığımız burs programına; bu yıl da yine ülkemizin köklü eğitim kurumlarından olan asırlık Darüşşafaka Cemiyeti ile işbirliği yaparak çok sayıda üniversite öğrencisine burs vermeye devam etmenin  sevincini ve gururunu yaşıyoruz.

Nur içinde uyu, mekânın cennet olsun.

 

Nurten & Uğur Tatlıcı

Dost ve Kardeş Ülke Bangladeş Halkının Refahı İçin Destek Verdik

Vakıf olarak; dost ve kardeş ülke Bangladeş halkının refahı için yoksulluk, eğitim, hastalık ve sosyal adaletsizlik durumlarında insanları ve toplulukları güçlendirmek için çalışmalar yapan Bangladeş merkezli uluslararası bir kalkınma örgütü olan BRAC’e bağışta bulunduk.

Motive Olmuş, Bilgili Ve Eğitimli Liderlik Her Toplumun İlerlemesi Ve Refahı İçin Elzemdir.

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Bangladeş’in dört bir yanındaki öğrencilerin gösterdiği kararlılık, bilinç ve liderlik umut verici. Gençlerin birleşme, uyumu yeniden sağlama, herkes için ifade özgürlüğünü güvence altına alma ve her türlü şiddete direnme fedakarlıkları yadsınamaz. Kadınların ve erkeklerin potansiyellerini gerçekleştirmelerini sağlayan ekonomik ve sosyal programlar aracılığıyla büyük ölçekli, olumlu değişiklikler elde etmeyi amaçlayan çalışmalar yapan Bangladeş’de merkezi bulunan  uluslararası bir yardım kuruluşu olan “BRAC” örgütüne destek verdik. Sadece adil bir Bangladeş hayal etmeyelim – birlikte inşa edelim.” dedi.

BRAC (Building Resources Across Communities)

BRAC, Bangladeş merkezli uluslararası bir kalkınma örgütüdür. Yabancı bağışları alabilmek için BRAC, daha sonra Bangladeş Hükümeti STK İşleri Bürosu’na kaydolmuştur. BRAC, Eylül 2016 itibarıyla çalışan sayısı bakımından dünyanın en büyük sivil toplum kalkınma örgütüdür.

BRAC; 1972 yılında Bangladeş’in bağımsızlık savaşının ardından, Sir Fazle Hasan Abed ve sömürü ve ayrımcılıktan uzak bir dünya kurma vizyonuna sahip bir grup genç özgürlük savaşçısı tarafından kurulmuştur. Bangladeş’in 64 ilçesinin yanı sıra Asya, Afrika ve Amerika’daki 16 ülkede faaliyet göstermektedir. Yaklaşık %70’i kadın olmak üzere 90.000’den fazla kişiyi istihdam etmekte ve hizmetleriyle 126 milyondan fazla kişiye ulaşmaktadır.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

İhtiyaç Sahibi Hayvanlar İçin Bağışda Bulunduk

Tüm dünyada ihtiyaç sahibi hayvanlar için çalışmalar yapan,  onların esenliklerine ve güvenliklerine katkıda bulunmak için uluslararası alanda büyük çaba gösteren “FOUR PAWS” isimli organizasyona Salih Tatlıcı Vakfı olarak bağışta bulunduk. Bağışla ilgili olarak organizasyon tarafından Vakfımıza teşekkür belgesi sunuldu.

İhtiyaç Sahibi Hayvanlar İçin Fark Yaratalım

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Hayvanlara artık insan çıkarları için zarar verilmemeli, sömürülmemeli, hayatlarını barış içinde yaşamalarına izin verilmeli. Dünya çapındaki tüm hayvanları korumaya yönelik çalışmaları desteklemek gerekiyor. Biz de Vakıf olarak; ihtiyaç sahibi hayvanlar için çaba gösteren uluslararası bir organizasyon olan “FOUR PAWS”’a destek verdik.” dedi.

“FOUR PAWS”  hakkında

FOUR PAWS, doğrudan insan etkisi altındaki hayvanlar için acı çeken, muhtaç hayvanları kurtaran ve koruyan küresel hayvan refahı organizasyonudur.

1988 yılında Viyana’da Heli Dungler ve arkadaşları tarafından kurulan organizasyon, insanların hayvanlara saygı, empati ve anlayışla davrandığı bir dünyayı savunuyor.  FOUR PAWS’in sürdürülebilir kampanyaları ve projeleri, sokak köpekleri ve kedileri, çiftlik hayvanları ve ayılar, büyük kediler, orangutanlar ve filler gibi vahşi hayvanlar da dahil olmak üzere, uygunsuz koşullarda, afet ve çatışma bölgelerinde tutulan evcil hayvanlara odaklanmaktadır. Sokak köpeklerine ve kedilerine insancıl muamelenin yanı sıra refakatçi ve çiftlik hayvanları için daha iyi koşullar sağlamaya aktif olarak bağlıdır. Dünya çapında, kötü niyetli esaretten kurtarılan vahşi hayvanların türlerine uygun bir ev bulduğu sığınaklar kuruyor ve işletmektedir. FOUR PAWS, problem çözme yaklaşımını benimser ve tehlike altındaki hayvanlara hızlı ve doğrudan yardım sunar. Amaçları; projeler, kampanyalar ve eğitim yoluyla siyasette, toplumda ve ekonomide hayvanlara fayda sağlayacak değişiklikleri gerçekleştirmek ve tesis etmektir. Çalışmaları bilimsel uzmanlığa, sağlam araştırmalara ve yoğun ulusal ve uluslararası lobi faaliyetlerine dayanmaktadır.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Vakfımızdan TEMA Vakfı’na Fidan Bağışı

Vakıf olarak; yarınlarımızın güvencesi olan orman alanlarımızı desteklemek amacıyla TEMA, Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı’nın ülkemizin değişik bölgelerindeki hatıra ormanlarına fidan bağışladık. TEMA Vakfı, fidan bağışı konusunda Salih Tatlıcı Vakfı’nı sertifikalandırdı.

Orman Alanlarımızı Çoğaltmak İçin Fidan Bağışlamaya Devam Edeceğiz

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; Toprak hepimizin yuvası, gıdamızın %95’inin doğrudan ya da dolaylı kaynağı, habitatlarımızın dayanıklılık kaynağıdır. Okyanuslardan sonraki en büyük karbon yutağı olarak toprak, iklim krizi ile mücadelenin de önemli bir aktörüdür. Toprağımız varsa ormanımız, tarımımız, meralarımız ve hayvancılığımız var. Temiz bir dünyada yaşamak, erozyonun oluşmasını önlemek için mevcut ormanlarımızı çok iyi korumak ve geliştirmenin yanında, yeni orman  alanları üretmek için de her fırsatta daha çok ağaç dikmeli ve teşvik etmeliyiz. Doğaya sahip çıkmak, gelecek nesillere temiz hava, su ve toprakdan oluşan sağlıklı bir çevre bırakmak başlıca hedefimiz olmalıdır. Vakıf olarak; ülkemizde erozyonla ve çölleşmeyle mücadele yanında, doğal varlıkları koruma ve ağaçlandırma alanlarını geliştirme amacıyla uzun yıllardır çok önemli çalışmalar yapan TEMA Vakfı’nın değişik bölgelerdeki hatıra ormanlarına sevip saydığımız yakınlarımız adına fidan dikmekten dolayı mutluyuz. Doğayı ve çevreyi korumak amacıyla üzerimize düşeni her zaman yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Erozyonla ve Çölleşmeyle Mücadelede Öncü Kuruluşumuz TEMA Vakfı

Kısa adıyla kamuoyunda TEMA olarak bilinen TEMA, Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı, 11 Eylül 1992 tarihinde  “Türkiye Çöl Olmasın” sloganıyla Hayrettin Karaca ve A. Nihat Koçyiğit isimli işadamları tarafından kuruldu. Bu alanda yaptıkları öncü girişimleri nedeniyle doğa severlerin desteğini alan ve geniş kamuoyunun Toprak Dede ve Yaprak Dede olarak bildiği Karaca ve Koçyiğit, vakfın kurucu onursal başkanları olarak ülkemizin çölleşmesinin önüne geçecek çok önemli adımlar atmışlardır. Sürdürülebilir yaşam ilkesiyle başta topraklarımız olmak üzere tüm doğal varlıkların korunması için bilim temelli çalışan, topraktan gelen toplumsal barışa inanan, halkla bütünleşen, ülkenin ve dünyanın geleceğinde söz sahibi olan, gönüllü, bilinçli, öncü, uluslararası ve muteber bir Sivil Toplum Kuruluşu olarak faaliyetini sürdürmekte olan

TEMA Vakfı; ülkemizin bütün şehirlerinde yeni orman alanları oluşturulması için ağaçlandırma çalışmaları yapmanın yanında, çevre bilincinin geliştirilmesi amacıyla eğitim faaliyetleri organize eden, kırsal kalkınma ve yeni çevre politikalarının oluşturulması yönünde sosyal sorumluluk projelerine imza atan; bu alanda Birleşmiş Milletler başta dünyanın önde gelen çevre koruma kuruluşlarıyla işbirlikleri geliştiren ve bütün bu faaliyetleri nedeniyle de uluslararası ödüller kazanmış öncü bir kuruluşumuz olarak dikkat çekmektedir.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

“Uluslararası Dayanışma Günü” Kutlu Olsun

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 22 Aralık 2005’te 60/209 sayılı kararla dayanışmayı, yirmi birinci yüzyılda halklar arasındaki ilişkilerin temelini oluşturması gereken temel ve evrensel değerlerden biri olarak belirlemiş ve bu bağlamda her yıl 20 Aralık’ı “Uluslararası Dayanışma Günü” olarak ilan etmeye karar vermiştir. Bu vesileyle Vakfımız; sivil toplum arama ve kurtarma örgütü olarak, herkesin insan haklarına saygı duyulan bir dünya için çabalayan bir sivil toplum kuruluşu olan “SOS Humanity” örgütüne bağışta bulundu.

Dünyada Barışın Gerçekleşmesi  İçin Sivil Toplumun Dayanışma Çabaları Desteklenmelidir.

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Uluslararası dayanışma, sosyal uyumu ve güveni teşvik eden ağ tabanlı çok taraflılığı sürdürmek için bireyler, halklar, sivil toplum aktörleri, işletmeler, Devletler ve uluslararası örgütler arasındaki birlik ruhunun ifadesidir. Uluslararası Dayanışma ilkesi, başkalarının haklarının tanınması ve ortak zorlukları ele almak ve küresel kamu mallarını korumak için birbirleriyle işbirliği yapma konusunda paylaşılan yetki ve sorumluluk eyleminde halkların ve nesillerin birbirine bağlılığı hakkındaki bilincin ifadesidir. Biz de Vakıf olarak;, herkesin insan haklarına saygı duyulan bir dünya için çalışmalarını sürdüren, sivil toplum arama ve kurtarma örgütü olan “SOS Humanity” örgütüne bağışta bulunduk.” dedi.

SOS HUMANİTY

2015 yılında Berlin’de SOS Mediterranee Germany adıyla kurulan örgüt 2016 yılından bu yana Orta Akdeniz’de faaliyet göstermektedir. Bu süre zarfında, Avrupa SOS Mediterranee ağının bir parçası olarak 34.631 çocuğu, kadını ve erkeği boğulmaktan kurtarmış ve onları güvenli bir yere getirmiştir. Avrupa ağının bir parçası olarak iki kurtarma gemisi işletmiştir. Sivil toplum arama ve kurtarma örgütü olarak, herkesin insan haklarına saygı duyulan bir dünya için çalışmaktadır. SOS Humanity denizde ve karada insanlığı savunur. Hiçbir insanın denizde kaçarken boğulmamasını ve herkesin onurlu bir şekilde muamele görmesini sağlamak amacıyla kararlılıkla çalışmaktadır.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Tüm Hristiyan Aleminin Noel Bayramını Kutluyoruz

İnsanlara sevgiyi ve hoşgörüyü hatırlatan önemli günlerden biri olan ve tüm Hristiyan aleminde coşkuyla kutlanan Noel Bayramı’nın; her zaman ihtiyaç duyduğumuz şiddet ve çatışmadan uzak, sevgi dolu günlerin yakın olmasına, çatışmalardan harap olmuş tüm bölgelerde diyalog ve barış kapılarının açılmasına, açlıktan ve savaştan bitap düşmüş insanlara yardım eli uzatılmasına, vesile olmasını diliyoruz.

Bu vesileyle tüm kültürlere, tüm inançlara saygıyla yaklaşan, hiçbir insanı ötekileştirmeden, tüm dinlere ve inançlara eşit mesafede duran Salih Tatlıcı Vakfı olarak insanlığın barış içerisinde bir arada yaşadığı bir dünya temennisiyle, ülkemizde ve dünyamızdaki tüm Hristiyanların Noel Bayramı’nı en içten duygularımızla tebrik ediyor; kendilerine huzur, mutluluk ve esenlikler diliyoruz.

 

Nurten & Uğur Tatlıcı

 

Christmas (Noel) Bayramı

Noel, her yıl 25 Aralık tarihinde İsa‘nın doğumunun kutlandığı Hristiyan bayramıdır. Ayrıca Doğuş Bayramı, Kutsal Doğuş veya Milat Yortusu olarak da bilinir. Noel, her yıl dünyadaki Hristiyanların çoğunluğu tarafından 25 Aralık’ta kutlanır. Bazı ülkelerde kutlamalar 24 Aralık’ta Noel arifesiyle başlar ve 25 Aralık bitimine kadar devam eder.

Günümüzde başta İngilizce konuşan coğrafya olmak üzere bazı Batılı ülkelerde Noel anlamında kullanılan Christmas” ve benzeri diğer kelimeler ise Yunanca Khristos (Mesih) ve Latincedeki messa (Efkaristiya ayini) kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. Messa sözcüğünün kökeni ise yine Latince “missa” (yollama, gönderme) sözcüğüdür.

Noel günü Noel Ağacı‘nın altına bırakılmış hediyeler alınıp verilir. Küçük çocuklar için dev çorapların içine hediyeler ve şekerlemeler konur. Çocuklara bu hediyeleri Noel Baba‘nın getirdiği söylenir.

Hıristiyanlıkta Noel ağacı İsa Mesih’in doğuşunu ve dirilişini simgelemektedir. Ağacın dalları ve dikensi yaprakları ölümsüzlüğün simgesi olarak görülüyor ve İsa’nın çarmıhta giydiği dikenli tacı simgelediği söyleniyor. Ayrıca Noel ağacını süslemek için kullanılan her süslemenin özel bir öneme sahip olduğuna inanılıyor. Manevi açıdan da kişiye özgü niteliklerimizin süs olduğu düşünülüyor; örneğin barış, sevgi, nezaket, sevinç, iyilik, vefa, nezaket vb. Ağacı süslemek tüm aileye keyifli zamanlar yaşatıyor ve her yıl tüm üyeler bir araya gelerek ağacı çeşitli süslemelerle süslüyor, sağlıklı ve neşeli bir yaşam dileklerinde bulunuyorlar.

“Uluslararası İnsan Hakları Günü” Kutlu Olsun

Vakfımız; her yıl 10 Aralık’da dünyada kutlanan “Uluslararası İnsan Hakları Günü” dolayısıyla 1922’den beri “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi”’nde belirtilen tüm medeni, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel hakları savunan 116 ülkeden, 188 örgütü biraraya getiren uluslararası insan hakları sivil toplum kuruluşu olan FIDH (Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu)’na bağışta bulundu. Bağışla ilgili olarak FIDH tarafından Vakfımıza teşekkür belgesi sunuldu.

İnsan Hakları, Barışçıl, Adil Ve Kapsayıcı Toplumların Temelidir.

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “İnsan hakları, bireyleri ve toplulukları daha iyi bir yarın inşa etmek için güçlendirebilir. İnsan haklarının tam gücüne, istediğimiz dünyaya giden yol olarak güvenerek ve kucaklayarak daha barışçıl, eşit ve sürdürülebilir olabiliriz. Bu İnsan Hakları Günü’nde, insan haklarının çözümlere giden bir yol olduğuna, iyilik için önleyici, koruyucu ve dönüştürücü bir güç olarak kritik bir rol oynadığına odaklanmalıyız. İnsan haklarının günlük hayatımızdaki önemini kabul etmeliyiz. Nefret söylemine karşı, yanlış bilgileri düzelterek ve dezenformasyona karşı koyarak algıları değiştirmek için gayret etmeliyiz. Biz de Vakıf olarak; insan hakları savunucularının hareket özgürlüğü ve hakların evrenselliğinin savunulması için100 yıldır  faaliyet gösteren FIDH (Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu)’na bağışta bulunduk.” dedi.

FIDH (Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu)

Dünya çapında 192 üye kuruluşa sahip olan FIDH, bir asırdır dokunulmazlıkla mücadele etmekte ve insan haklarının birincil garantörleri olan Devletler gibi güçlü aktörlerden ve ayrıca silahlı muhalif gruplardan ve çokuluslu şirketlerden mağdurları korumak için çalışmaktadır. Federasyon, insan hakları savunucularının hareket özgürlüğü ve hakların evrenselliğinin savunulması için faaliyet göstermektedir. FIDH, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından 1922’de kurulmuş – insan haklarını savunmaya adanmış ilk uluslararası STK’dır. Örgüt, insan hakları ihlallerini araştırmakta, belgelemekte ve devletlerin insan haklarına saygılı politikalar benimsemesini savunmaktadır.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Vakfımızdan Dünya Çocuk Günü Desteği

Dünya Çocuk Günü ilk olarak 1954 yılında Evrensel Çocuk Günü olarak belirlendi ve her yıl 20 Kasım’da uluslararası birlikteliği, dünya çapındaki çocuklar arasında farkındalığı ve çocukların refahını iyileştirmeyi teşvik etmek için kutlanıyor. 20 Kasım aynı zamanda BM Genel Kurulu’nun; 1959 yılında Çocuk Hakları Bildirgesi’ni, 1989 yılında Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni kabul ettiği tarihtir. 1990 yılından bu yana Dünya Çocuk Günü, BM Genel Kurulu’nun hem Bildirge’yi hem de Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni kabul ettiği tarihin yıldönümünü de işaret ediyor.

Vakıf olarak; dünyanın en savunmasız çocuklarının hayatta kalmasını, eğitimini ve korunmalarını sağlamak, çocukların haklarını ve çıkarlarını savunmak için 100 yıldır faaliyet gösteren, her yıl çalışmalarıyla 110’dan fazla ülkede on milyonlarca çocuğa ulaşabilen uluslararası sivil toplum kuruluşu olan “Save the Children” vakfına bağışta bulunduk. Bağışla ilgili olarak adıgeçen kuruluşdan Vakfımıza teşekkür mektubu sunuldu.

Dünya Çocuk Günü’nde İnsan Ailemizin En Genç Üyelerini Kutluyoruz

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Ülkemizde ve dünyamızda milyonlarca çocuk yoksulluk, şiddet, hastalık ve açlıkla karşı karşıya hayatta kalmaya çalışıyor. Kendilerinin sorumlu olmadığı savaşlar ve felaketlere maruz kalıyorlar. Eğitim ve diğer temel haklardan mahrum bırakılıyorlar. Biz de Vakıf olarak; cinsiyetleri, milliyetleri, etnik kökenleri, dini durumları, inançları, engelleri, yaşları veya cinsel yönelimleri ne olursa olsun çocuklara yardımcı olmak için “Save the Children”

vakfına bağışta bulunduk.” dedi.

“Save the  Children”  Vakfı

100 yıl önce, Eglantyne Jebb adlı cesur bir kadın, savaş sonucunda çocukların karşı karşıya kaldığı korkunç acılara yanıt olarak “Save the Children”‘ı kurdu. Zamanının ilerisinde fikirlerle donanmış olan Eglantyne Jebb, tüm çocukların haklara sahip olması gerektiğini ilan ederek tarihin gidişatını değiştirdi. Bu devrimci fikir, dünyayı çocuklar için daha iyi bir yer haline getirmeyi amaçlayan küresel bir hareketi ateşledi. Aynı zamanda BM Çocuk Hakları Sözleşmesinin şekillenmesine de yardımcı oldu. Dünyanın her yerinde pek çok çocuk, kim oldukları ve nereden geldikleri nedeniyle hayata dezavantajlı bir şekilde başlıyor. Milyonlarca çocuk önlenebilir nedenlerden dolayı ölüyor; yoksulluk, şiddet, hastalık ve açlıkla karşı karşıya kalıyor.

Vakıf, en savunmasız çocuklara öncelik vererek dünya çapında çocukların haklarını ve çıkarlarını savunmaktadır.113 ülkede 25.000 özel çalışanla büyük acil durumlara müdahale etmekte, yenilikçi gelişim programları sunmakta ve çocuklar için daha iyi bir gelecek inşa etmeye yönelik kampanyalar aracılığıyla çocukların seslerinin duyulmasını sağlamaktadır.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Vakfımızdan Kanser Hastası Çocuklara Destek

Vakıf olarak; kanserli çocuklara ve ailelerine yardımcı olabilmek  amacıyla; buluşları ve yenilikleri teşvik ederek kanserli çocuklara daha iyi bakım sağlamak için Avrupa araştırma programlarını finanse ederek çocukluk çağı kanserine yönelik araştırmaları hızlandırmak için çalışmalar yapan  “Fondation de France” vakfına bağışta bulunduk. Bağışla ilgili olarak adıgeçen Vakıf’dan vakfımıza teşekkür mektubu sunuldu.

Lösemi Ve Kanser Hastalarının Gülümsemesini Sağlayan Imagine For Margo Vakfına Destek Olduk

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Binlerce kanserli çocuğa ve ailelerine destek sağlayıp, sorunlarına kalıcı çözümler bulan bir kurum olması nedeniyle biz de Vakıf olarak  Fondation de France” vakfı aracılığı ile kanserli çocukların hayata tutunma mücadelesine katkı yapmaktan mutlu olduk.” dedi.

Fondation de France / Imagine for Margo – Children Without Cancer

“Imagine for Margo – Children Without Cancer” Vakfı, Aralık 2017’de Fondation de France himayesinde kurulmuştur. Amacı, keşifleri ve yenilikleri teşvik etmek ve böylece kanserli çocuklara daha iyi bakım sağlamak için Avrupa araştırma programlarını finanse ederek çocukluk çağı kanserine yönelik araştırmaları hızlandırmaktır.

Kanser, Avrupa’da hastalık nedeniyle çocukların önde gelen ölüm nedenidir: her yıl 35.000 çocuğa kanser teşhisi konuyor ve 6.000’i bundan ölüyor. Yetişkin kanserlerinden farklı olan 60 tür pediatrik kanser vardır ve bu da onları nadir hastalıklar haline getirmektedir. Avrupa kanser araştırmaları esas olarak yetişkin kanserlerine odaklanmıştır, çocukluk çağı kanserleri daha nadirdir ve bu nedenle ilaç endüstrisi için daha az karlıdır.

Kanserli çocukların çoğu yetişkin tedavileriyle tedavi edilir. Imagine for Margo Vakfı, 2020’den beri Fight Kids Cancer Avrupa proje çağrısının araştırma programlarını finanse etmek için bağış toplamaktadır.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.