Araştırmacı Gazetecileri Koruma Çabalarını Destekliyor ve Daphne Caruana Galizia’ı Kadınlar Günü’nde Selamlıyoruz

Vakfımız, bu yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, yalnızca Malta’da değil, dünya çapında basın özgürlüğünün, cesur araştırmacı gazeteciliğin ve gerçeği savunmanın sembolü kadın gazeteci Daphne Caruana Galizia’ya ithaf etmiştir.

Bu itibarla Vakfımız; araştırmacı gazetecilere yönelik siyasi ve ticari tacizcilere, iftira yasalarını bu amaçla kötüye kullananlar da dahil olmak üzere, belirli mali veya diğer yaptırımların getirilmesini savunan, sahip oldukları veya kontrol ettikleri medyayı bağımsız gazetecileri hedef almak için kullanan güçlere yaptırımlar uygulanması için çalışmalar yapan, Malta’nın ilk kadın köşe yazarı, gazetelerde köşe yazarlarının neredeyse hiç duyulmadığı ve makalelerin ya yazar imzası taşımadığı ya da takma adla yayınlandığı bir dönemde kendi adıyla yazı yayınlayan, 30 yıllık gazetecilik kariyeri boyunca, kendisine yönelik giderek artan şiddet içeren saldırıların sonunda suikaste uğrayarak hayatını kaybeden basın emekçisi,  Daphne Caruana Galizia  adına kurulmuş olan “Daphne Caruana Galizia Foundation” vakfına bağışta bulundu.

Basın, demokratik toplumların vazgeçilmez bir unsuru olup haber alma ve yayma özgürlüğünün en etkin aracıdır. Ne yazık ki, gazeteciliği gerçekleri aydınlatmak yerine manipülasyon, dezenformasyon ve bireyleri karalamak için bir araç olarak kullanan güçler de mevcuttur. Şeffaflığa, hesap verilebilirliğe ve doğruluk ilkesine zarar veren bu tür yanlı ve subjektif yaklaşımlar gazeteciliği ve toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkını da tehdit etmektedir.

Bu baskılar karşısında, özellikle kadın gazeteciler, cesaretleri ve hakikat uğruna verdikleri mücadele nedeniyle daha büyük risklerle karşı karşıya kalmaktadır. Günümüzde birçok ülkedeki bağımsız gazeteci sırf gerçeği dile getirdikleri için hukuki taciz, hapis ve hatta suikast ile susturulmaya çalışılmaktadır. Bu 8 Mart’ta, gerçeğin peşinde koşarken hayatlarını riske atan tüm kadın gazetecileri ve tüm kadınlarımızı selamlıyor, gazetecilik uğruna yaşamını yitiren Daphne Caruana Galizia’nın mirasına sahip çıkıyoruz.

Bağış nedeniyle vakıf tarafından tarafımıza teşekkür belgesi sunulmuştur.

Basın demokratik hayatımızın vazgeçilmez bir unsuru, haber alma ve yayma özgürlüğünün en etkili aracıdır.

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Bireylerin haklarına ve ses çeşitliliğine ve toplumsal cinsiyet eşitliğine saygı duyan sürdürülebilir bir geleceği sağlamak ve güvence altına almak için basının, gazeteciliğin, bilgiye erişimin ve bilginin yayılmasının oynadığı önemli rol yadsınamaz. Ülkemizde ve tüm Dünya’da basın; bireyin ve toplumun ihtiyaç duyduğu her konuda, haber alma, araştırma, bilgilendirme, aydınlatma ve insan hakları ile temel hak ve özgürlüklerin gelişmesine katkıda bulunarak görevini sürdürmektedir. Basın mensupları büyük bir sorumluluk üstlenerek, gece gündüz demeden ve mesai mefhumu gözetmeksizin, kamuoyunu bilinçlendirmeye gayret etmektedirler. Bu zorlu mesailerini büyük bir özveriyle sürdüren, etik değerlere bağlı tüm basın mensuplarını gösterdikleri çaba için kutluyoruz. Biz de Vakıf olarak; yaşadığı topluma doğru ve objektif haber yayınlamak uğruna hayatını kaybeden Daphne Caruana Galizia  adına kurulmuş olan “Daphne Caruana Galizia Foundation” vakfına bağışta bulunduk. dedi.

Daphne Caruana Galizia’nın Biyografisi

1964 – 2017

Daphne Caruana Galizia, 26 Ağustos 1964’te Malta’nın sahil kasabası Sliema’da doğdu.

1988’de Malta’nın Sunday Times gazetesi için bir köşe yazısı yazmaya başladı. Köşesi, zamanına göre sıra dışıydı; en karanlık gölgelerde ışık tutan ve Malta medyasına çok ihtiyaç duyulan hiciv ve mizah notası getiren yorum, görüş, haber ve analizin bir karışımıydı.

Daha sonra The Malta Independent’ın hem yardımcı editörü hem de köşe yazarı olarak kurulmasına yardımcı oldu. Arkeolojide yol gösterici bir ilke olan “Kanıt yokluğu, yokluğun kanıtı değildir”, gazeteciliğine uyguladığı bir düsturdu. İzlenecek hiçbir kanıt izi yokmuş gibi görünse bile bir haberi göz ardı etmezdi.

Daphne, 2004’te o zamana kadar haftada iki kez yazdığı köşe yazısının yanı sıra, yemek, tasarım, iç mekanlar, sanat ve kültürden iş dünyasına ve bir şeyleri gerçekleştiren insanlara kadar uzanan ilgi alanlarını yansıtan dergiler yayınlamaya başladı. En popüler dergisi olan Taste&Flair, mirasının bir parçasıdır ve hala The Daphne Caruana Galizia Foundation tarafından yayınlanmaktadır. Malta genel seçimlere doğru giderken Mart 2008’de spontan olarak bloguna başladı ve hemen ilk yazısı olan “Yolsuzluğa Sıfır Tolerans”ı yayınladı. Blog, önemli haberlerinin çoğunu paylaştığı ve günlük ortalama 400.000 ve bazen bir milyona kadar ulaşan bir okuyucu kitlesine ulaştığı yerdir. Son yazısını 16 Ekim 2017’de saat 14.35’te yayınladı.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Dost ve Kardeş Ülke Bangladeş Halkının Refahı İçin Destek Verdik

Vakıf olarak; dost ve kardeş ülke Bangladeş halkının refahı için yoksulluk, eğitim, hastalık ve sosyal adaletsizlik durumlarında insanları ve toplulukları güçlendirmek için çalışmalar yapan Bangladeş merkezli uluslararası bir kalkınma örgütü olan BRAC’e bağışta bulunduk.

Motive Olmuş, Bilgili Ve Eğitimli Liderlik Her Toplumun İlerlemesi Ve Refahı İçin Elzemdir.

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Bangladeş’in dört bir yanındaki öğrencilerin gösterdiği kararlılık, bilinç ve liderlik umut verici. Gençlerin birleşme, uyumu yeniden sağlama, herkes için ifade özgürlüğünü güvence altına alma ve her türlü şiddete direnme fedakarlıkları yadsınamaz. Kadınların ve erkeklerin potansiyellerini gerçekleştirmelerini sağlayan ekonomik ve sosyal programlar aracılığıyla büyük ölçekli, olumlu değişiklikler elde etmeyi amaçlayan çalışmalar yapan Bangladeş’de merkezi bulunan  uluslararası bir yardım kuruluşu olan “BRAC” örgütüne destek verdik. Sadece adil bir Bangladeş hayal etmeyelim – birlikte inşa edelim.” dedi.

BRAC (Building Resources Across Communities)

BRAC, Bangladeş merkezli uluslararası bir kalkınma örgütüdür. Yabancı bağışları alabilmek için BRAC, daha sonra Bangladeş Hükümeti STK İşleri Bürosu’na kaydolmuştur. BRAC, Eylül 2016 itibarıyla çalışan sayısı bakımından dünyanın en büyük sivil toplum kalkınma örgütüdür.

BRAC; 1972 yılında Bangladeş’in bağımsızlık savaşının ardından, Sir Fazle Hasan Abed ve sömürü ve ayrımcılıktan uzak bir dünya kurma vizyonuna sahip bir grup genç özgürlük savaşçısı tarafından kurulmuştur. Bangladeş’in 64 ilçesinin yanı sıra Asya, Afrika ve Amerika’daki 16 ülkede faaliyet göstermektedir. Yaklaşık %70’i kadın olmak üzere 90.000’den fazla kişiyi istihdam etmekte ve hizmetleriyle 126 milyondan fazla kişiye ulaşmaktadır.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

İhtiyaç Sahibi Hayvanlar İçin Bağışda Bulunduk

Tüm dünyada ihtiyaç sahibi hayvanlar için çalışmalar yapan,  onların esenliklerine ve güvenliklerine katkıda bulunmak için uluslararası alanda büyük çaba gösteren “FOUR PAWS” isimli organizasyona Salih Tatlıcı Vakfı olarak bağışta bulunduk. Bağışla ilgili olarak organizasyon tarafından Vakfımıza teşekkür belgesi sunuldu.

İhtiyaç Sahibi Hayvanlar İçin Fark Yaratalım

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Hayvanlara artık insan çıkarları için zarar verilmemeli, sömürülmemeli, hayatlarını barış içinde yaşamalarına izin verilmeli. Dünya çapındaki tüm hayvanları korumaya yönelik çalışmaları desteklemek gerekiyor. Biz de Vakıf olarak; ihtiyaç sahibi hayvanlar için çaba gösteren uluslararası bir organizasyon olan “FOUR PAWS”’a destek verdik.” dedi.

“FOUR PAWS”  hakkında

FOUR PAWS, doğrudan insan etkisi altındaki hayvanlar için acı çeken, muhtaç hayvanları kurtaran ve koruyan küresel hayvan refahı organizasyonudur.

1988 yılında Viyana’da Heli Dungler ve arkadaşları tarafından kurulan organizasyon, insanların hayvanlara saygı, empati ve anlayışla davrandığı bir dünyayı savunuyor.  FOUR PAWS’in sürdürülebilir kampanyaları ve projeleri, sokak köpekleri ve kedileri, çiftlik hayvanları ve ayılar, büyük kediler, orangutanlar ve filler gibi vahşi hayvanlar da dahil olmak üzere, uygunsuz koşullarda, afet ve çatışma bölgelerinde tutulan evcil hayvanlara odaklanmaktadır. Sokak köpeklerine ve kedilerine insancıl muamelenin yanı sıra refakatçi ve çiftlik hayvanları için daha iyi koşullar sağlamaya aktif olarak bağlıdır. Dünya çapında, kötü niyetli esaretten kurtarılan vahşi hayvanların türlerine uygun bir ev bulduğu sığınaklar kuruyor ve işletmektedir. FOUR PAWS, problem çözme yaklaşımını benimser ve tehlike altındaki hayvanlara hızlı ve doğrudan yardım sunar. Amaçları; projeler, kampanyalar ve eğitim yoluyla siyasette, toplumda ve ekonomide hayvanlara fayda sağlayacak değişiklikleri gerçekleştirmek ve tesis etmektir. Çalışmaları bilimsel uzmanlığa, sağlam araştırmalara ve yoğun ulusal ve uluslararası lobi faaliyetlerine dayanmaktadır.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Tüm Can Dostlarımızı Kobay Olmaktan Kurtaralım

50’den fazla ülkede hayvanların refahını geliştiren, dünya çapında insan-hayvan bağını geliştirmek, köpekleri ve kedileri kurtarmak ve korumak, çiftlik hayvanlarının refahını iyileştirmek, yaban hayatını korumak, hayvanlardan arındırılmış test ve araştırmaları teşvik etmek, müdahalede bulunmak için dünya çapında çalışmalar yapan, felaketlere ve hayvanlara yönelik her türlü zulme karşı koymaya çalışan “Humane Society International” isimli organizasyona Salih Tatlıcı Vakfı olarak bağışta bulunduk. Bağışla ilgili olarak organizasyon tarafından Vakfımıza teşekkür belgesi sunuldu.

Kobay olarak kullanılmalarını önlemek için tüm hayvanlar koruma altına alınmalı

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Dünya çapında milyonlarca fare, tavşan, köpek, kedi ve diğer hayvanlar üzerinde yapılan hayvan testlerine son verilmelidir. Hayvanlara artık insan çıkarları için zarar verilmemeli, sömürülmemeli, hayatlarını barış içinde yaşamalarına izin verilmelidir. Kedi, köpek eti ticaretine maruz kalanlar, laboratuvarlarda ve fabrika çiftliklerinde acı çekenler, vahşi doğada istismar edilenler de dahil olmak üzere dünya çapındaki tüm hayvanları korumaya ve onlara yapılan zulüme son vermeye yönelik çalışmaları desteklemek gerekiyor. Biz de Vakıf olarak; hayvan istismarı ile mücade eden, tüm hayvanlar için zulümsüz bir yaşam tarzı teşvik  etmeye yönelik çalışmalar yapan “Humane Society International” isimli organizasyona bağışta bulunmayı görev bildik.” dedi.

Humane Society International

Dünyanın önde gelen hayvan koruma yardım kuruluşlarından biri olan “Humane Society International” (HSI), 50’den fazla ülkede hayvanların refahını geliştiriyor ve 30 yılı aşkın süredir olumlu değişime öncülük ediyor.

HSI, hayırseverlik sorumluluğuna ilişkin 20 standardın tamamı için “Better Business Bureau” tarafından onaylanmıştır. Kurtarma çabaları, afet müdahalesi, veteriner klinikleri ve yerel kuruluşları güçlendiren çalışmaları aracılığıyla, dünya çapında hayvanların çektiği acılarla mücadelede kritik ve genişleyen bir rol üstlenmiştir.

Dünyanın dört bir yanındaki ülkelerde kozmetik ürünlerin hayvanlar üzerinde test edilmesine yönelik ulusal yasaklar getirilmesi için yoğun çaba sarfetmektedir. Ayrıca az gelişmiş ükelerdeki köpek eti ticaretiyle ve evcil hayvanların aşırı popülasyonuyla etkili ve insani bir şekilde mücadele etmektedir. Fonlarının yüzde seksen beşi, acımasız köpek eti ticaretine son vermekten yaban hayatı istismarının korkunç biçimleriyle mücadeleye kadar hayvan koruma programlarına harcanmaktadır.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Gazze’de Direnen Filistin Halkının Yanındayız

Vakfımız; Gazze’de devam eden savaştan olumsuz etkilenen Filistinli çocuklar ve ailelerle dayanışma göstermek, onların acılarını hafifletmek ve şiddetini azaltmak amacıyla başlatılan “Gazze için Tarahum*” ulusal kampanyasını destekleyen merkezi Birleşik Arap Emirliği olan “Big Heart Foundation” vakfına bağışta bulundu. Bağışla ilgili olarak Dernek tarafından Vakfımıza teşekkür belgesi sunuldu.

*Şefkat

Masum Sivil Halklar, Kadınlar, Çocuklar, Kundaktaki Bebekler Füzelerin Hedefi Olmamalı

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “İsrail yönetimi elli yılı aşkın süredir eline geçen her fırsatta ibadethanelere saldırmakta, Gazze’de yaşayan masum sivil halkı, kadınları, çocukları, kundaktaki bebekleri katletmektedir. Tedavi bekleyen savunmasız insanların bulunduğu hastaneye füze atmak insanlık dışıdır. Kim hangi amaçla yaparsa yapsın; sivil halkı, ibadethaneleri, kadınları, çocukları, bebekleri füzelerin hedefi haline getirmek kabul edilemez. Tepkimiz İsrail halkına veya Yahudilere değil, işgalci ve yayılmacı İsrail Yönetiminedir. İnsanlık dışı bu vahşeti kınamak ve Filistin halkının yanında olmak, zulme direnmek, mazluma sahip çıkmak hepimizin insani ve ahlaki görevidir. Vakıf olarak İsrail’in hukuksuz işgalinden ve zulmünden mağdur olan dost ve kardeş Filistin halkı için faaliyet gösteren “Big Heart Foundation” vakfına destek verdik. Bu vesileyle diplomatik gayretlerin biran önce olumlu bir şekilde sonuçlanarak, İsrail’in işgalinin ve zulmünün sona erip, barışın sürekli olarak sağlanmasını temenni ediyoruz dedi.

Big Heart Foundation

Başlangıçta 2013 yılında bir bağış toplama kampanyası olarak kurulan Big Heart Foundation, 2015 yılında tam teşekküllü bir vakıf haline getirildi ve Majesteleri Şeyh Dr. Sultan Bin Mohammed Alqasimi’nin eşi Sheikha Jawaher Bent Mohammed Al Qasimi tarafından başlatılan çeşitli girişimler ve kampanyalarla devam etmiştir.

Vakfın görevi, dünya çapında savunmasız durumdaki savunmasız çocukları ve ailelerini korumak ve güçlendirmektir. O tarihten bu yana Vakıf, 25’ten fazla ülkede ihtiyaç sahibi yaklaşık 4 milyon kişiye sağlık, eğitim ve acil yardım hizmetleri sağlamıştır. Big Heart Foundation, savunuculuk, insani yardım ve kalkınma çabaları aracılığıyla dünya çapında, özellikle Arap bölgesinde, savunmasız çocukların ve ailelerin haklarını koruyarak ve yaşamlarını iyileştirerek savunmasız kişilerin korunduğu ve onurlu bir şekilde yaşamaları için güçlendirildiği bir dünya vizyonuna sahiptir.

Big Heart Foundation dünyanın her yerinde farklı sektörlerde çalışarak insanlara fayda sağlamakta ve onlara geniş kapsamlı destek sunmaktadır.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Vakfımızdan “Özel Fener Rum Ortaokulu ve Lisesi”ne Destek

Vakfımız; Fatih Sultan Mehmet’in fermanıyla 1454 yılında İstanbul’un Fener semtinde kurulan ve 500 yılı aşkın süre eğitim veren “Özel Fener Rum Ortaokulu ve Lisesi”’ne bağışta bulundu.

Hayır amaçlı faaliyet gösteren tüm kurumları destekliyoruz

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “İstanbul’lu Ortodoksların kendi dillerinde eğitim yapabilmeleri için Padişah fermanıyla kurulan, Osmanlı İmparatorluğu’nun yüksek mevkilerinde görev almış bulunan çok sayıda Fenerli Rum, Baş Tercüman, Eflak ve Boğdan Beyleri, Patrik ve Yüksek Din Görevlilerini yetiştirmiş olan “Özel Fener Rum Ortaokulu ve Lisesi” tarih ve kültür mozaiğimizde vazgeçilmez bir yere sahiptir.  Sadece bir okul olmanın ötesinde, farklı kültürleri bir araya getiren, hoşgörünün ve birlikte yaşamanın simgesi olan Özel Fener Rum Ortaokulu ve Lisesi’ne destek olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi.

Özel Fener Ortaokulu ve Lisesi

Fener Rum Ortaokulu ve Lisesi, 1454 yılında İstanbul’un Fener semtinde kurulmuş, tarihin en eski ve en görkemli okullarındandır. Okul, tarih içinde «Patrikhane Akademisi», «Kırmızı Okul» veya «Birinci Akademi», «Mekteb-i Kebir» isimleriyle de anılmıştır.

500 seneyi aşkın süre eğitim veren okul, İstanbul’un fethinden önce farklı isimlerle faaliyetini sürdürmüş, bugünkü adını, bulunduğu Fener semtinden esinlenerek almıştır. İstanbul’un fethinden sonra Bizans’ın yönetici sınıfı ve tüccarları kenti terk ederek Ege adaları, İtalya ve Fransa’ya sığınmıştı. Fatih Sultan Mehmet, 1454’te tüm İstanbullu Ortodoksları kente geri çağırınca; Ortodoksların kendi dillerinde eğitim yapabileceklerini, Patrikhanelerini yeniden ihya edebileceklerini ve ibadetlerini eskiden olduğu gibi serbestçe yerine getirebileceklerini bildirdi. Bunun üzerine İstanbul’dan ayrılmış olan Rumlar gruplar halinde kente geri döndü.

Günümüze kadar ulaşan görkemli bina 1880-1882 yılları arasında mimar Dimadis tarafından inşa edilmiştir. On dokuzuncu yüzyılın en önemli mimarlarından biri olan ve Fener Rum Erkek Lisesi mezunları arasında bulunan Mimar Konstantinos Dimadis, eserin yapı malzemelerinden çoğunu Marsilya’dan getirtmiştir. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde özellikle İtalya ve İspanya’da da şatolar yapan Dimadis, eseri iki sene gibi kısa sayılabilecek bir sürede bitirmiştir.

İstanbul’un beşinci tepesindeki Fener sırtlarında inşa edilen okulun bugünkü binası; geniş ve yüksek cephesi, kırmızı ateş tuğlaları ve ortasındaki kubbeli gösterişli kulesiyle Haliç’in en görkemli yapılardan biridir. 

1903’te okulun bünyesine, ilkokul öğretmeni yetiştirmeye yönelik, Klasik Filoloji ve Pedagoji Eğitimi veren bölüm eklenmiştir. Cumhuriyet’in ilanından sonra Fener Rum Erkek Lisesi adını alan okul, 1989 yılında hemen bitişiğindeki Yuvakimion Kız Lisesi’nden öğrencileri kabulünden günümüze kadar karma eğitim ile faaliyetine «Özel Fener Rum Ortaokulu ve Lisesi» olarak devam etmektedir.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Merhum Aziz Tatlıcı Anısına Darüşşafaka Cemiyeti’ne Bağış Yaptık

Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Uğur Tatlıcı; çok sevdiği muhterem amcası merhum Aziz Tatlıcı’nın mirasından kendisine düşen miras payının tamamını Salih Tatlıcı Vakfına bağışladı.

Biz de Vakıf olarak; annesi ve/veya babası hayatta olmayan, maddi olanakları yetersiz, yetenekli ve başarılı çocuklarımızın ve gençlerimizin ortaokuldan üniversiteye, eğitimine  destek olabilmek amacıyla, her zaman eğitimin önemine inanan, yardımsever merhum Aziz Tatlıcı adına Darüşşafaka Cemiyeti’ne bağışta bulunduk. Bağış nedeniyle Darüşşafaka Cemiyeti tarafından Vakfımıza  sertifika takdim edildi.

Eğitime destek vermek her zaman Vakfımızın önceliği olacak

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Uğur Tatlıcı; “Merhum Babam Salih Tatlıcı’nın da çok sevdiği rahmetli Aziz amcamın mirasından şahsıma düşen miras payını Vakfımıza bağışladım. Vakfımız da yaptığım bu bağışın tamamı için sevgili amcam merhum Aziz Tatlıcı adına Darüşşafaka Cemiyeti’ne bağışta bulundu. Bu vesileyle ülkemizin eğitim alanındaki ilk köklü sivil toplum kuruluşu olan, 160 yıllık geçmişiyle ülkemizde sürdürülebilir kurumlara önemli bir örnek teşkil eden Darüşşafaka’mıza bir kez daha katkı sağlamış olmak annemi ve beni çok mutlu etti.” dedi.

160 yıldır eğitimde fırsat eşitliği sağlayan geleneksel kurumumuz Darüşşafaka Cemiyeti

Yusuf Ziya Paşa, Gazi Ahmed Muhtar Paşa, Vidinli Hüseyin Tevfik Paşa, Sakızlı Ahmet Esat Paşa ve Ali Naki Efendi tarafından “Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye” adlı dernek, 30 Mart 1863 tarihli Sultan Abdülaziz Han’ın fermanıyla kuruldu. Amacı; yoksul ve yetim çocukların eğitim-öğretimine destek olmaktı. Pek çok Osmanlı paşası ve aydınının üyesi olduğu Dernek, Türkiye tarihinin eğitim alanındaki ilk sivil örgütlenme örneğini oluşturdu. Darüşşafaka Eğitim Kurumları; 1863 yılından bugüne hayırseverlerin bağışlarıyla, iyi eğitim imkânı olmayan yetenekli gençleri evrensel değerleri benimsemiş, özgüvenli, ülkesine ve topluma karşı görev ve sorumluluklarının bilincinde lider bireyler olarak yetiştirmektedir. Darüşşafaka Cemiyeti; Darüşşafaka Lisesi’nden mezun olarak üniversiteye devam eden mezunlarına da karşılıksız burs desteği sağlamaktadır. Öte yandan 2014 yılından itibaren Darüşşafaka mezunu olmayan üniversite öğrencileri için de yükseköğrenim burs programı bulunmaktadır.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.