Vakfımızdan “Taksim Surp Agop Ermeni Katolik Hastanesi Vakfı”’na Destek

Vakfımız; kurulduğu 1831 yılından itibaren insana saygı ve hizmet anlayışından uzaklaşmadan ülkemizin bir çok yerinden gelen asker ve sivil tüm hastaları tedavi etmiş olan İstanbul’daki Ermeni cemaatine bağlı asırlık “Taksim Surp Agop Ermeni Katolik Hastanesi Vakfı” ’na bağışta bulundu.

Asırlık Kurumlarımızı Desteklemeye Devam Ediyoruz.

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Faaliyete başladığı tarihten itibaren toplumun sağlığı için çaba gösteren, çağa ayak uydurmak için sağlık alanında yatırımlar yaparak toplumumuza hizmet sunan asırlık “Taksim Surp Agop Ermeni Katolik Hastanesi Vakfı”’na destek olmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu tür hayır amaçlı faaliyet gösteren kurumları desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.

 Taksim Surp Agop Ermeni Katolik Hastanesi Vakfı

1831 yılının Şubat ayında doğan hastane inşaatı fikri, Tophane Amir-i Müşiri Halil Paşa ve Galata Kadısı’nın izin yazılarına dayanarak, Padişah II. Mahmut’un Fermanı ile gerçekleşme aşamasına girmiştir. Bugünkü hastane ve çevre binalarının bulunduğu arsa, 1836 yılında cemaat tarafından satın alınmıştır. Arsa üzerinde; o  tarihlerde İstanbul’da çıkan kolera ve veba salgınlarında hastaların tedavisi ve salgının durdurulmasının sağlanması amacıyla bir çadır hastanesi kurulmuştur. Yönetim Kurulunun sabit bir hastane binası kurulmasındaki kararlı tutumu sonucunda, cemaatten toplanan bağışlarla ve gönüllü olarak ücretsiz çalışan işçilerle inşaata başlanarak 1837 yılında ahşap Surp Agop Hastanesi hizmete açılmıştır. 1854 yılında Bursa’da meydana gelen deprem felaketi sonrasında İstanbul’a gelen yaralı depremzedelerin Surp Agop Hastanesi’de tedavi edilmeleri sağlanmıştır. Yaklaşık 30 yıl ara ile  meydana gelen iki büyük dünya savaşının, ağır faturalarla da olsa atlatılmasından sonra, Cumhuriyet Türkiye’sinde de Surp Agop Hastanesi başarılı çalışmalarını sürdürmeye devam etmiştir. Aynı yerde 1968 yılında betonarme bina inşa edilerek faaliyete geçmiştir. Bu tarihten sonra da hastane, sürekli bir değişim ve gelişim göstererek, ekler ve iyileştirmelerle çağdaş hizmet düzeni ve anlayışına ulaşmıştır. Yapılandırma çalışmaları sürecinde, yaklaşık 50 yıllık yıpranmış binanın artık yeterli olmadığı anlaşıldığından, olası depreme karşı daha güvenli, çok daha geniş ve işlevsel bina inşa edebilmek amacıyla mevcut bina yıktırılmıştır. Yeni hastane/huzurevi binalarının inşaatı halen devam etmektedir. İnşaat bitene kadar hastane Elmadağ Surp Agop Apartmanının giriş katında, Poliklinik olarak birçok branşda faaliyetini sürdürmektedir.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Tüm Hayvanların Yaşam Hakkına Saygı Gösterilmeli!

50’den fazla ülkede hayvanların refahını geliştiren, dünya çapında insan-hayvan bağını geliştirmek, köpekleri ve kedileri kurtarmak ve korumak, çiftlik hayvanlarının refahını iyileştirmek, yaban hayatını korumak, hayvanlardan arındırılmış test ve araştırmaları teşvik etmek, müdahalede bulunmak için dünya çapında çalışmalar yapan, felaketlere ve hayvanlara yönelik her türlü zulme karşı koymaya çalışan “Humane Society International” isimli organizasyona Salih Tatlıcı Vakfı olarak yeniden bağışta bulunduk. Bağışla ilgili olarak organizasyon tarafından Vakfımıza teşekkür belgesi sunuldu.

Daha Güzel Bir Dünya İçin Hayvan Haklarına Önem Verelim.

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Hayvanlar, hayatımızın en önemli parçalarıdır. Medeniyetin gelişmesinde ve ilerlemesinde hayvanların rolü yadsınamaz. Tüm bunların ötesinde hayvanlar en iyi dostlarımızdır. Dünyamızda iyi insanlar olduğu kadar maalesef kötü insanlar da var. Bu insanlar hayvan haklarını hiçe sayıp onlara zarar vererek kazanç peşinde koşuyorlar. Kedi, köpek eti ticaretine maruz kalanlar, laboratuvarlarda ve fabrika çiftliklerinde acı çekenler, vahşi doğada istismar edilenler de dahil olmak üzere dünya çapındaki tüm hayvanları korumaya yönelik çalışmaları desteklemek gerekiyor. Biz de Vakıf olarak; hayvan istismarı ile mücadele eden, tüm hayvanlar için zulümsüz bir yaşam tarzı teşvik etmeye yönelik çalışmalar yapan “Humane Society International” isimli organizasyona bir kez daha bağışta bulunmayı görev bildik. Hayvan dostlarımızı çok seviyor ve onlara sağlık, güvenlik ve mutluluk içinde yaşayacakları ömürler diliyoruz.” dedi.

HUMANE SOCIETY INTERNATIONAL

Dünyanın önde gelen hayvan koruma yardım kuruluşlarından biri olan “Humane Society International” (HSI), 50’den fazla ülkede hayvanların refahını geliştirmekte ve 30 yılı aşkın süredir olumlu değişime öncülük etmektedir. HSI, hayırseverlik sorumluluğuna ilişkin 20 standardın tamamı için “Better Business Bureau” tarafından onaylanmıştır. Kurtarma çabaları, afet müdahalesi, veteriner klinikleri ve yerel kuruluşları güçlendiren çalışmaları aracılığıyla, dünya çapında hayvanların çektiği acılarla mücadelede kritik ve genişleyen bir rol üstlenmiştir. Dünyanın dört bir yanındaki ülkelerde kozmetik ürünlerin hayvanlar üzerinde test edilmesine yönelik ulusal yasaklar getirilmesi için yoğun çaba sarfetmektedir. Ayrıca köpek eti ticaretiyle  ve evcil hayvanların aşırı popülasyonuyla etkili ve insani bir şekilde mücadele etmektedir.  

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Vakfımızdan ‘The Patients Association’a Destek

Her yıl 17 Eylül’de kutlanan “World Patient Safety Day” (WPSD) (Dünya Hasta Güvenliği Günü), hasta güvenliği konusunda küresel farkındalığı artırmayı ve hasta zararını azaltmak için tüm ülkeler ve uluslararası ortaklar tarafından dayanışma ve ortak eylem çağrısında bulunmayı amaçlamaktadır. Bu yılki “Dünya Hasta Güvenliği Günü”‘nün teması, “Doğru yap, güvenli hale getir!” sloganını kullanarak hasta güvenliği için tanıyı iyileştirmeye odaklanmıştır. Bu günde; hastalar ve aileleri, sağlık çalışanları, sağlık hizmeti liderleri, politika yapıcılar ve sivil toplum, hasta güvenliğini iyileştirmede doğru ve zamanında tanı koymanın önemli rolünü vurgulayacaktır.

Vakıf olarak; 17 Eylül Dünya Hasta Güvenliği Günü’ne destek olmak amacıyla, hastalar için sağlık ve sosyal bakımın iyileştirilmesine yönelik kampanya yürüten bağımsız bir hasta yardım kuruluşu olan, merkezi İngiltere’de bulunan “The Patients Association” (Hastalar Derneği)’ne bağışta bulunduk. Bağışla ilgili olarak adıgeçen dernek tarafından Vakfımıza teşekkür belgesi sunuldu.

Hasta Güvenliği; Sağlık Hizmetlerinin Ve Sağlık Politikasının Her Yönünün Ötesindedir.

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Hastaların iyi yaşamak için ihtiyaç duydukları hizmetlerle olan ilişkilerini yeniden kurmak acilen ele alınmalıdır. Daha fazla insanın ihtiyaç duyduğu bakımı almasını sağlamalı ve sağlık ve bakım hizmetleri genelinde hasta işbirliği gerçeğe dönüştürülmelidir. Hükümetler bunu gerçekleştirmek için; hasta işbirliğini teoriden pratiğe taşımalı, kaliteli hasta bakımını ulusal bir öncelik haline getirmeli, hastalar ile sağlık ve bakım hizmetleri arasında gerçek iki yönlü iletişimin kurulmasını sağlamalı, hastaların ihtiyaç duyduğu iş gücü sağlanmalı. Hasta güvenliği için yapılan çalışmaları desteklemek gerekir. Bağışımız; “The Patients Association”’ın bağımsız ve saygın bir kuruluş olarak hasta güvenliği konusunda çalışmalarını sürdürmesine yardımcı olacağı için mutluyuz.” dedi.

The Patients Association

Hastalar Derneği, hastalar için sağlık ve sosyal bakımın iyileştirilmesi için kampanya yürüten bağımsız bir hasta yardım kuruluşudur. 1963 yılında kurulduğundan beri Hastalar Derneği, hastaların dile getirdiği sağlık ve bakım endişelerini araştırmış, hasta memnuniyetindeki eğilimleri izlemiş ve sağlık ve sosyal bakım sağlayıcılarının her insanın sağlık ve sosyal bakım ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hizmet sunmalarını desteklemiştir. Yardım hattı aracılığıyla her yıl binlerce kişiyi sağlık ve sosyal bakım sistemi hakkında bilgilendirmektedir. Ayrıca, hastaların öncelikleri ve endişeleri hakkında hükümet ve diğer paydaşlarla görüşerek, hastanın sesinin duyulmasını ve harekete geçilmesini sağlamaktadır. Derneğin amacı; herkesin iyi yaşamak için ihtiyaç duyduğu sağlık ve bakıma erişebilmesini ve bundan yararlanabilmesini sağlamaktır.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Dilsiz Dostlarımıza Şiddete Hayır!

Vakıf olarak; “26 Ağustos Uluslararası Dünya Köpek Günü” dolayısıyla köpek eti ticareti ve katliamına karşı 32 yıldır çalışmalar yapan The International Wildlife Coalition Trust, (IWCT)  (Uluslararası Yaban Hayatı Koalisyonu Vakfı)’na bağışta bulunduk. Bağışla ilgili olarak IWCT Yönetim Kurulu Başkanı tarafından Vakfımıza teşekkür mektubu takdim edildi.

Hayvan İstismarı İle Mücadele Etmek, Toplumdaki Her Bireyin Sorumluluğundadır

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu üyesi Uğur Tatlıcı; “Hayvanlar, korunmaya ve bakıma muhtaç, dost canlısı ve en az insanlar kadar sağlıklı koşullarda yaşamayı hak eden varlıklardır. Hayvana yönelik şiddet, sıklıkla insanların bilinçsizliği, duyarsızlığı veya kötü niyetli davranışlarından kaynaklanır ve hem hayvanların hem de toplumun genel refahını olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle, hayvana şiddetin boyutlarını anlamak ve önlemek için hayvanların korunmasına yönelik çalışmalar; eğitim, bilinçlendirme ve toplumsal destek önemlidir. Türleri ne olursa olsun tüm hayvanlar temel yaşam ve özgürlük haklarından yararlanmalıdır. Biz de Vakıf olarak; hayvan istismarı ile mücadele eden, tüm hayvanların refahı için çalışmalar yapan “IWCT” isimli organizasyona bağışta bulunmayı görev bildik.” dedi.

 

The International Wildlife Coalition Trust (IWCT)

Uluslararası Yaban Hayatı Koalisyonu Vakfı (IWCT), 1992 yılında Balina ve Fil korumacılığını desteklemek için kuruldu. 1998 yılında, Filipinler’deki köpek eti ticaretinin tarifsiz vahşeti ve bunun sonucunda köpeklerin et için korkunç ticaretine ve katliamına karşı bir kampanya başlattı. IWCT, yaklaşık 25 yıldır Filipinler’de bir yardım kuruluşu olarak faaliyet göstermektedir. Filipinler’deki barbar köpek eti ticaretine son vermek için hükümet ve kolluk kuvvetleriyle çalışarak insan tüketimi için köpek kesiminin artık yasadışı olduğu anlamına gelen hayvan refahı mevzuatını yürürlüğe koymada önemli bir rol oynadı. Ayrıca, Eğitim Programı aracılığıyla Filipinler’de hayvanların ve özellikle köpeklerin tedavi ve bakım kültürünü ve şeklini değiştirmek için çalışmaktadırlar.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Vakfımızdan Dünya İnsani Yardım Günü Nedeniyle WHH’ye Destek

Görev Uğruna Hayatını Kaybedenleri Saygıyla Anıyoruz

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Irak Özel Temsilcisi Sérgio Vieira de Mello ve 21 meslektaşı; Bağdat’taki BM Genel Merkezi’nde düzenlenen bir intihar bombalamasında 19 Ağustos 2003 tarihinde öldürüldüler. 11 Aralık 2008 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 19 Ağustos’u “World Humanitarian Day” (WHD) (Dünya İnsani Yardım Günü) olarak belirlemeye karar verdi. Tüm dünya bu özel günde insani yardım davasının tanıtımında çalışan ve görev uğruna hayatını kaybedenleri saygıyla anmaktadır. Vakfımız bu özel gün vesilesiyle; Almanya’daki en büyük özel yardım kuruluşlarından biri olan, kurulduğu 1962 yılından bugüne kadar küresel açlığa karşı ve sürdürülebilir gıda güvenliği için mücadele eden Welthungerhilfe (WHH) siyasi ve dini olarak bağımsız yardım kuruluşuna bağışta bulundu. Bağışla ilgili olarak adıgeçen kuruluştan Vakfımıza teşekkür belgesi takdim edildi.

Açlığın olmadığı bir dünya hepimizin hedefi olmalı.

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Uluslararası günler; halkı endişe verici konularda eğitmek, küresel sorunları ele almak, siyasi iradeyi ve kaynakları harekete geçirmek ve insanlığın başarılarını kutlamak ve güçlendirmek için fırsatlardır. Hepimiz ortak insanlığımızı korumak ve güvence altına almak için daha fazlasını yapmalıyız. Dünya hızla değişiyor ve daha karmaşık hale geliyor. İnsani acıların olduğu her yerde, insani yardım görevlileri zorluk ve acıyı hafifletmek için çabalıyor. Vakıf olarak; “Tek Gezegen – Sıfır Açlık” sloganı ile açlıkla mücadelede kalıcı bir çözüm bulmak için 62 yıldır tüm dünyada çalışmalar yapan “Welthungerhilfe” (WHH) kuruluşuna bağışta bulunduk. Dünya İnsani Yardım Günü’nde, insani yardım görevlilerine ve tüm sivillere yönelik saldırıların sona ermesini talep ediyoruz.” dedi.

Welthungerhilfe (WHH)

Welthungerhilfe (WHH) Almanya’nın en büyük özel yardım kuruluşlarından biridir; siyasi ve dini açıdan bağımsızdır. Örgüt, “2030’a Kadar Sıfır Açlık” için mücadele etmektedir. 1962’de kurulduğundan beri, yaklaşık 72 ülkede 12.128’den fazla yurtdışı projesi için 5,07 milyar avroluk finansman sağlamıştır.

WHH, sadece 2023’te 36 ülkede 630 yurtdışı projesiyle yaklaşık 16,4 milyon kişiye destek sağlamıştır. Birçok insan artık daha fazla hasat yapmakta ve dolayısıyla beslenmelerini iyileştirebilmektedir. Artık evlerinde temiz içme suyu veya tuvaletleri var, bu da onları hastalıklara karşı daha az duyarlı hale getirmektedir. Çocuklar için WHH’nin desteği, fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin iyileştirilmesi şansı anlamına gelmektedir. WHH, insanların kendi kendilerine yardım edebilmeleri için güçlenmeleri ilkesi üzerine çalışmalarını sürdürmekte ve bu ilkesini, afet sonrası hızlı yardımdan rehabilitasyona, ulusal ve uluslararası ortak kuruluşlarla uzun vadeli kalkınma iş birliği projelerine kadar uzanan önlemlerle hayata geçirmektedir.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Dünya İnsan Ticaretine Karşı Mücadele Günü’nü Destekliyoruz

Vakfımız; “10. Dünya İnsan Ticaretiyle Mücadele Günü”‘nde çocuk ticaretiyle ilişkili nedenler ve savunmasızlıklar konusunda farkındalığı artırmaya odaklanan, çocuk ticareti mağdurlarına yönelik özel desteğe duyulan kritik ihtiyacı vurgulayan ve kamuoyunu ve politika yapıcıları mevcut eksiklikleri gidermeye ve insan ticaretine son vermek için harekete geçmeye çağıran, insan ticareti mağdurlarına yerinde yardım ve koruma sağlayan  “United Nations Voluntary Trust Fund for Victims of Human Trafficking”  (Birleşmiş Milletler İnsan Ticareti Mağdurları Gönüllü Güven Fonu)’na bağışta bulunduk. Bağışla ilgili olarak Birleşmiş Milletler tarafından Vakfımıza teşekkür belgesi sunuldu.

İnsan Ticaretine Karşı Mücadelede Hiçbir Çocuğu Geride Bırakmayalım

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) İnsan Ticaretine İlişkin Küresel Raporu’na (GLOTIP) göre, insan ticareti mağdurlarının üçte biri çocuktur ve bu kaçırılan çocukların çoğunluğu kızdır. Çocukların kaçakçılık sırasında şiddete maruz kalma olasılığı yetişkinlerden iki kat daha fazladır. Savunmasız grupları korumak ve çocuk mağdurlara yardım etmek için kapsamlı önlemler alınması acil bir ihtiyaçtır. Bunun için ulusal ve uluslararası düzeyde ortak çabalar gerekmektedir. Devletler çocukların korunmasına öncelik vermeli, yasaları güçlendirmeli, kolluk kuvvetlerini geliştirmeli ve çocuk ticaretiyle mücadele için daha fazla kaynak sağlamalıdır. Çocuk koruma ağlarını güçlendirmeli ve ceza hukukunu çocukların ihtiyaçlarını daha iyi karşılayacak şekilde uyarlamalıdır. Biz de Vakıf olarak bu konuda çok ciddi çalışmalar yapan Birleşmiş Milletler fonuna bağışta bulunduk.” dedi.

United Nations-Birleşmiş Milletler

Birleşmiş Milletler, 1945 yılında kurulmuş uluslararası bir kuruluştur. Şu anda 193 Üye Devletten oluşan BM ve çalışmaları, kuruluş Şartında yer alan amaç ve ilkelere göre yönlendirilmektedir. BM, hızla değişen dünyaya ayak uydurabilmek için yıllar içinde gelişmiştir. Ancak bir şey aynı kalmıştır: Dünya üzerindeki tüm ulusların bir araya gelebileceği, ortak sorunları tartışabileceği ve tüm insanlığa fayda sağlayacak ortak çözümler bulabileceği tek yer olmaya devam etmektedir.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Ormanlarımızı Koruyalım

Dünyamız yüzyıllardır doğal veya kontrollü yangınlar ile yüzleşiyor.  Özellikle yaz mevsiminde tüm dünyada orman yangınları artmaktadır. Bu yangınlar bilinçli veya bilinçsiz olarak turizm bölgelerinde veya piknik alanları gibi daha ıssız yerlerde çıkabiliyor. Vakıf olarak; yarınlarımızın güvencesi olan orman alanlarını yangından korumak için çalışmalar yapan merkezi Barcelona/İspanya’da olan “Pau Costa Foundation”  vakfına bağışta bulunduk. Bağışla ilgili olarak Vakfımıza teşekkür mektubu takdim edildi.

Ateş, doğa ve toplum arasında sürdürülebilir bir denge sağlanmalıdır

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Mevcut iklim koşulları nedeniyle yangınlarla birlikte yaşamamız gerektiğini coğrafyamızın asli bir gerçeği olarak kabul ederek, yangın ekolojisi perspektifinden orman yangını risk yönetimini teşvik etmek için topluma sürekli eğitim verilmeli ve farkındalık yaratılmalıdır. Biz de Vakıf olarak; orman yangını ile mücadele için çalışmalar yapan, bu uğurda canını feda eden Pau Costa adına kurulmuş Pau Costa Vakfı’na bağışta bulunduk.” dedi.

Pau Costa Foundation

Pau Costa Vakfı, yangın ekolojisi perspektifinden orman yangını yönetimi ve önlenmesine odaklanan, kar amacı gütmeyen küresel bir kuruluştur. 2011’den bu yana, bilgiyi yaymak ve dünya çapında ortak projeleri teşvik etmek amacıyla araştırmacılar, acil servisler, kamu yönetimi, özel şirketler ve toplum arasındaki etkileşimi kolaylaştırmak için çalışmaktadır.

Pau Costa Vakfı’nın kurulması, GRAF yangın analistlerinden oluşan bir ekibin, aralarında Pau Costa’nın da bulunduğu, orman yangınlarıyla ilgili ulusal ve uluslararası bilgileri bir araya getirecek bir platform oluşturma fikrine yanıt vermektedir. Hatta Vakfın projesinin ilk taslaklarını Pau yazmıştır. Vakfın oluşumunda başından itibaren yer almış ve işin ana hatlarını baştan belirlemiştir. Çalışmaları, bugün kendi adını taşıyan Vakfın son projesini şekillendirmiştir.

Pau Costa Alcubierre, 13 Eylül 1977’de Sant Julià de Vilatorta’da (Osona) doğdu. Lleida Üniversitesi Teknik Orman Mühendisliği bölümünden mezun oldu ve orman yangını analizi alanında yüksek lisans yaptı. Profesyonel kariyerine, Güney Avrupa’da orman yangını analisti olarak çalıştığı Katalonya Generalitat İtfaiye Departmanı GRAF Teknik Biriminde başladı. Avrupa çapındaki Fire Paradox projesine “Büyük Orman Yangınlarının Yangın Tiplerine Göre Önlenmesi” rehberinin yazılması için katıldı. Pau, 24 Temmuz 2009’da Horta de Sant Joan yangınında Jaume Arpa, Jordi Moré, Ramon Espinet ve David Duaigües ile birlikte hayatını kaybeden itfaiyecilerden birisidir.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Tüm Hayvanlara Yapılan Zulüm Durdurulmalı!

50’den fazla ülkede hayvanların refahını geliştiren, dünya çapında insan-hayvan bağını geliştirmek, köpekleri ve kedileri kurtarmak ve korumak, çiftlik hayvanlarının refahını iyileştirmek, yaban hayatını korumak, hayvanlardan arındırılmış test ve araştırmaları teşvik etmek, müdahalede bulunmak için dünya çapında çalışmalar yapan, felaketlere ve hayvanlara yönelik her türlü zulme karşı koymaya çalışan “Humane Society International” isimli organizasyona Salih Tatlıcı Vakfı olarak yeniden bağışta bulunduk. Bağışla ilgili olarak organizasyon tarafından Vakfımıza teşekkür belgesi sunuldu.

Can dostlarımızın kobay olarak kullanılması engellenmelidir.

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; Her sene milyonlarca hayvan; tıbbi ve akademik gerekçelerle, ilaç ve kozmetik gibi sektörler için kullanılıyor. Deneyler, hayvanların beden bütünlüklerini bozup çoğunlukla ölümlerine sebep oluyor. Hayvanlar ve insanlar farklı biyolojik yapıya sahipler. Dolayısıyla bir tavşan, fare ya da maymunda yapılan bir test insan bedenine yüzde 100 uyumlanamayacağı söyleniyor. Kedi, köpek eti ticaretine maruz kalanlar, laboratuvarlarda ve fabrika çiftliklerinde acı çekenler, vahşi doğada istismar edilenler de dahil olmak üzere dünya çapındaki tüm hayvanları korumaya yönelik çalışmaları desteklemek gerekiyor. Biz de Vakıf olarak; hayvan istismarı ile mücadele eden, tüm hayvanlar için zulümsüz bir yaşam tarzı teşvik  etmeye yönelik çalışmalar yapan “Humane Society International” isimli organizasyona bir kez daha bağışta bulunmayı görev bildik.” dedi.

Humane Society International (HSI)

Dünyanın önde gelen hayvan koruma yardım kuruluşlarından biri olan “Humane Society International” (HSI), 50’den fazla ülkede hayvanların refahını geliştirmekte ve 30 yılı aşkın süredir olumlu değişime öncülük etmektedir. HSI, hayırseverlik sorumluluğuna ilişkin 20 standardın tamamı için “Better Business Bureau” tarafından onaylanmıştır. Kurtarma çabaları, afet müdahalesi, veteriner klinikleri ve yerel kuruluşları güçlendiren çalışmaları aracılığıyla, dünya çapında hayvanların çektiği acılarla mücadelede kritik ve genişleyen bir rol üstlenmiştir. Dünyanın dört bir yanındaki ülkelerde kozmetik ürünlerin hayvanlar üzerinde test edilmesine yönelik ulusal yasaklar getirilmesi için yoğun çaba sarfetmektedir. Ayrıca köpek eti ticaretiyle  ve evcil hayvanların aşırı popülasyonuyla etkili ve insani bir şekilde mücadele etmektedir. Fonlarının yüzde seksen beşi, acımasız köpek eti ticaretine son vermekten yaban hayatı istismarının korkunç biçimleriyle mücadeleye kadar hayvan koruma programlarına harcamaktadır.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Vakfımızdan Dünya Çocukları İçin Destek

Vakıf olarak Babalar Günü vesilesiyle; en savunmasız çocuklara öncelik vererek dünya çapında çocukların haklarını ve çıkarlarını savunmak için 100 yıldır faaliyet gösteren uluslararası sivil toplum kuruluşu olan “Save the Children” vakfına bağışta bulunduk.

Bağışla ilgili olarak adıgeçen kuruluşdan Vakfımıza teşekkür mektubu sunuldu.

Her Çocuğun Bir Geleceği Hak Ettiğine İnanıyoruz

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; Hayatımızda çok özel bir yere sahip olan bizi her zaman koruyup kollayan, mesafeler ne kadar uzak olursa olsun tükenmeyen şefkati ile hep yanımızda olan, bize tüm bildiklerini öğreten, hayata adım atarken elimizden tutan en kıymetli varlığımız babalarımızdır. Dünyanın her yerinde pek çok çocuk, kim oldukları ve nereden geldikleri nedeniyle hayata dezavantajlı bir şekilde başlıyor. Milyonlarca çocuk önlenebilir nedenlerden dolayı ölüyor; yoksulluk, şiddet, hastalık ve açlıkla karşı karşıya kalıyor. Savaş bölgelerine ve yaratmak için hiçbir şey yapmadıkları felaketlere yakalanıyorlar. Ve kendilerine borçlu olunan eğitim ve diğer temel haklardan mahrum bırakılıyorlar. Biz de bu yıl Babalar Günü vesilesiyle Vakıf olarak; cinsiyetleri, milliyetleri, etnik kökenleri, dini durumları, inançları, engelleri, yaşları veya cinsel yönelimleri ne olursa olsun çocuklara yardımcı olmak için “Save the Children”

vakfına bağışta bulunduk.” dedi.

“Save the  Children”  Vakfı

100 yıl önce, Eglantyne Jebb adlı cesur bir kadın, savaş sonucunda çocukların karşı karşıya kaldığı korkunç acılara yanıt olarak “Save the Children”‘ı kurdu. Zamanının ilerisinde fikirlerle donanmış olan Eglantyne Jebb, tüm çocukların haklara sahip olması gerektiğini ilan ederek tarihin gidişatını değiştirdi. Bu devrimci fikir, dünyayı çocuklar için daha iyi bir yer haline getirmeyi amaçlayan küresel bir hareketi ateşledi. Aynı zamanda BM Çocuk Hakları Sözleşmesinin şekillenmesine de yardımcı oldu. Dünyanın her yerinde pek çok çocuk, kim oldukları ve nereden geldikleri nedeniyle hayata dezavantajlı bir şekilde başlıyor. Milyonlarca çocuk önlenebilir nedenlerden dolayı ölüyor; yoksulluk, şiddet, hastalık ve açlıkla karşı karşıya kalıyor. Savaş bölgelerine ve yaratmak için hiçbir şey yapmadıkları felaketlere yakalandılar. Ve kendilerine borçlu olunan eğitim ve diğer temel haklardan mahrum bırakılıyorlar. Bütün çocuklar daha iyisini hak ediyor. En savunmasız çocuklara öncelik vererek dünya çapında çocukların haklarını ve çıkarlarını savunmaktadırlar. 113 ülkede 25.000 özel çalışanlarıyla büyük acil durumlara müdahale ediyor, yenilikçi gelişim programları sunuyor ve çocuklar için ve çocuklarla daha iyi bir gelecek inşa etmeye yönelik kampanyalar aracılığıyla çocukların seslerinin duyulmasını sağlamaktadır.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.

Tütüne Hayır, Hayata Evet

31 Mayıs, 1987 yılından bu yana Dünya Sağlık Örgütü (WHO) üyesi ülkelerde “Dünya Sigarayı Bırakma Günü” olarak kutlanıyor. Bu günde, sigara kullanıcılarının 24 saat süreyle sigarayı bırakmaları teşvik ediliyor. WHO, tütünü “dünyanın bugüne kadar gördüğü en büyük toplumsal sağlık tehdidi” olan bir salgın olarak kabul ediyor. Tüm devletlere, reklamların yasaklanması ve sigara vergilerinin artırılması gibi tütün kullanımını engelleyecek politikaları benimsemesi için çağrıda bulunuyor.

Vakıf olarak; sigaranın sebep olduğu kanser hastalığına çare bulmak için uluslararası düzeyde çığır açan kanser araştırmalarına kendini adamış Swedish Cancer Institute (İsveç Kanser Enstitüsü)’ne bağışta bulunduk. Bağışla ilgili olarak Enstitü tarafından Vakfımıza teşekkür belgesi sunuldu.

İnsanlar Tütünün Nefeslerini  Kesmesine İzin Vermesinler

Bağışla ilgili olarak Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Tatlıcı; “Dünya Sigara Bırakma Günü’nde, tütün kullanımını ve zararlı etkilerini ortadan kaldırma çabalarımızda birleşelim. Herkesin temiz hava soluyabildiği, daha sağlıklı bir yaşam yaşayabildiği, dumansız bir dünya için hep birlikte çaba gösterelim. Sigara içmek milyonlarca yaşamı etkileyen ve çok çeşitli sağlık sorunlarına katkıda bulunan küresel bir sorundur. Tütünün artık üzerimizde gücünün kalmadığı bir dünyaya doğru çabalarken, hep birlikte el ele verelim ve umut ve dayanıklılık mesajını yayalım. Vakıf olarak; “31 Mayıs Dünya Sigara Bırakma Günü” için sigaranın neden olduğu en önemli hastalık olan kanserle mücadele için araştırmalar yapan  Swedish Cancer Institute (İsveç Kanser Enstitüsü)’ne bağışta bulunduk.” dedi.

Swedish Cancer Institute (İsveç Kanser Enstitüsü)

İsveç Kanser Enstitüsü, 1910’dan itibaren en yüksek kalitede sağlık hizmeti sunmaktadır. Enstitü’nün yenilikçi yaklaşımı; onu robot destekli cerrahi ve kardiyovasküler bakım, kanser bakımı, sinir bilimi, ortopedi, yüksek riskli doğum, pediatrik uzmanlıklar, organ nakli ve klinik araştırmalarda kişiselleştirilmiş tedavi gibi ileri düzey prosedürler için  merkez haline getirmiştir. Faaliyeti ile hayat kurtarmayı ve kanserden etkilenenlerin refahını iyileştirmeyi amaçlamaktadır. Sorumlu, sürdürülebilir ve iklim dostu bir şekilde olağanüstü araştırmalar uygularken çalışanlarına çevreye duyarlı ve sosyal açıdan adil bir iş yeri sağlamaya çalışmaktadır.

Bu alanda belirtilen bağışlar ve yardım projeleri, vakfımızın kurucusu Nurten Tatlıcı ve onun değerli oğlu Uğur Tatlıcı tarafından, 2009 yılında ebediyete uğurladıkları, ismi vakfımız ile yaşamaya devam eden yardımsever insan merhum Salih Tatlıcı anısına ve onun yardımseverliğini kendi benliklerinde yaşatmak için yapılmıştır.